Dekoltede 'ayyıldız' modası



Sosyetenin en güzel kızlarından Azade Balkaner, derin sırt dekoltesini ayyıldızlı kolyesiyle tamamlamış.

Moda, evremsel bir kavramdır. Şık giyinmek,bütün dikkatleri üzerine toplamak ve beğenilmek bütün hanımların arzusudur. Genç sosyetenin gözde hanımlarından Azade Balkaner, giyim tarzıyla kendisinden bahsettiren şık hanımlardan. Azade Hanım, geçtiğimiz gün katıldığı bir davette derin göğüs ve sırt dekolteli kıyafetini ayyıldızlı kolyesiyle tamamlamıştı. Balkaner, bayrak ve vatan sevgisini modaya uyumlu üzerinde taşımaktan gurur duyduğunun dile getirdi.



Read On

Kral Müzik Ödüllerinde Şike


Ünlü yapımcı, “Uzan döneminde Kral TV Müzik Ödülleri’nde yapılan şikeleri açıklayacağım” dedi.

Prodüktör Erol Köse, önceki akşam popçu Berkay’la yemek yedi. Yemek sonrası basın mensuplarıyla sohbet eden Köse, daha önce yaptığı ve gündeme bomba gibi düşen açıklamalarıyla ilgili konuştu. Hakkında açıklama yaptığı kişilerle problemi olmadığını dile getiren Köse, “Biz gerçekten bildiklerimizi yazsak kimse sokağa çıkamaz. Biz sadece gıdıklıyoruz. Tehditler alıyorum ama demirden korksak uçağa binmezdik. Yaz dönüşünde de Cem Uzan zamanındaki Kral TV Müzik Ödülleri’nde yapılan bütün şikeleri açıklayacağım” diye konuştu.

KÖSEYLE YATAN ZARARLA OTURUYOR
Twitter’da Haluk Bilginer’in Zuhal Olcay’ı dövdüğü şeklinde iddialarda bulunan Erol Köse, sanatçısı Mercan’ı işinden etti. Haluk Bilginer’in yeni başlayacak dizisinde önemli bir rol alan genç şarkıcı, patronunun sert açıklamaları yüzünden dizi kadrosundan çıkarıldı. ‘İstanbul’un Altınları’ adlı dizinin yapımcılarından oyunculuk teklifi alan Mercan, dizide Demet Akbağ’ın kızını canlandıracaktı. Bilginer, Mercan’ın rol için uygun olduğunu düşünmesine rağmen Erol Köse’nin sanatçısı olduğu için dizide rol almasını istemedi.
Read On

Hilal Cebeci "Panpiş" Ramazan’da soyunmayacak

Sayıları her geçen gün artan bazı takipçileri Hilal Cebeci’ye “Panpiş Ramazan’da da soyunma, iftarda soyunmazsın umarım” şeklinde mesajlar gönderiyor. Ramazanda zaten seksi pozlarını yayınlanmayı düşünmediğini belirten Cebeci, “Tabii ki açık bir pozumu paylaşmayacağım ama bu demek değil ki, hiçbir şey yapmayacağım”dedi.
Read On

Cemil İpekçi Vallahi çırılçıplak dolaşırım


“Bana bir şey olursa sorumlusu savcıdır” diyen İpekçi, protesto için çırılçıplak dolaşmayı düşünüyor. Milliyet'in haberine göre, arkadaşı Bekir Coşar, eşi ve çocuğuyla alışverişteyken C.Z adlı kişinin sözlü ve fiziki saldırısına uğrayan Cemil İpekçi, yaşadıklarını gazetecilere anlattı.

Cemil İpekçi, “Kasada sıra bekliyoruz. Arkamızda bir bey ve hanımefendi var. Bekir Bey ve bana dönerek ‘Neden bakıyorsunuz eşime?’ diyerek hakaret etmeye başladı. Sonra da saldırdı” şeklinde konuştu.

Olaydan sonra karakola gidip ifade verdiklerini anlatan modacı, “Savcı ifadeleri aldıktan sonra hiçbir şey yokmuş gibi adamı serbest bıraktı. Karakoldan çıkarken bile bir ton tehdit etti. Bana bir şey olursa o gece görev yapan savcı sorumludur” dedi.

”Binlerce sarhoş Bodrum sokaklarında dolaşıyor. 15-16 yaşındaki çocuklar ellerinde içkiler, geziyor. Avrupa’da Amerika’da, sokakta ya da parkta alkol al hemen tutuklanıyorsun, burada büyük bir tezat var” eleştirisini yapan İpekçi’nin son sözü isyan niteliğinde: “Demek ki biz birçok ülkeden daha özgürüz. Eğer ki bu kadar özgür bir ülkeysek, ben zaten çıplak dolaşmayı seviyorum, bundan sonra çırılçıplak dolaşırım. Vallahi dolaşırım.”
Read On

Milli basketbolcuya evden uzaklaştırma cezası


Eski Sırbistan - Karadağ güzeli manken Dina Dzankovic ile 18 Aralık 2005'te hayatını birleştiren ve evliliklerinin 6'ıncı yılında ayrılık noktasına gelen çiftin boşanma davasındaki son gelişme, Dina Dzankovic'in Mirsad Türkcan'dan 1 milyon TL tazminat talep etmesi oldu.

EVDEN UZAKLAŞTIRMA
Geçtiğimiz günlerde Beykoz Aile Mahkemesi'ne başvurarak 'şiddetli geçimsizlik' nedeniyle boşanma davası açan ve Mirsad Türkcan için Beykoz Konakları'ndaki konutlarına 6 ay evden uzaklaştırma kararı aldıran Dina Dzankovic, çocuklarının da velayetinin kendisine verilmesini talep etti.

Mahkeme Nusret, Naba ve Karia ismindeki çiftin üç çocuğunun geçici velayetini anneye verirken, Mirsad Türkcan'ın her çocuğu için aylık biner TL eşi Dina Dzankovic içinse 2 bin TL tedbir nafakası ödemesine hükmetti.
Read On

Tuba İle Onur Evlendi

Paris'teki Türkiye Başkonsolosluğu'nda kıyılan ve yalnızca çiftin ailesinin ve çok yakın arkadaşlarının katıldığı nikaha gazeteciler alınmadı. Çift 16.30'da öngörülen nikaha gecikmeli geldi. Üstelik nikah kayıt defterinde fotoğrafları olmadığı için Konsolos Uğur Arıner'in makamına yakın bir odada bir süre işlemlerin yapılmasını beklediler. Fotoğraf talebini reddeden Tuğba Büyüküstün “Aile arasında olsun istiyoruz ve fotoğraf kesinlikle istemiyoruz, kusura bakmayın” dedi.

Düğüne katılanların cep telefonlarıyla bile fotoğraf çekmesine izin verilmezken, belki de aşırı 'kapris'e ve gecikmeye sinirlenen Başkonsolos Uğur Arıner 6'ncı kattaki makamından bir alt katta kıyılan nikaha katılmadı.

Etekleri kabartma tüllü, başında beyaz bir bandaj eşliğinde saçlarını açık bırakan ve yüzünü duvağıyla örten Tuğba Büyüküstün, güzelliğiyle göz kamaştırdı. Nikahı kıyan konsolos müşaviri Emre Kadıoğlu ikiz bebek bekleyen çiftten önce Tuğba Büyüküstün'e soruyu yöneltti. İlk 'evet' diyen Tuğba Büyüküstün oldu. Ardından Onur Saylak 'evet' dedi. Çift tek taş nikah yüzüğüne taktıktan sonra Tuğba, Onur Saylak'ın ayağına bastı.
Fotoğraf gerginliği
Yarım saatten kısa süren nikah töreninin ardından olayı medyadan duyan çok küçük sayıda hayran fotoğraf çekmek istedi. Ancak Saylak'ın kardeşleri ve özel tutulmuş bir grup fotoğraf çekilmesini engellemeye kalkınca hayranları sinirlenerek, “Burası sokak ve sokakta insanlarlara engel olamazsınız, ne bu hal allah aşkına ne saklıyorsunuz” diye öfkelendiler. Çiftle beraber gelen kişiler gazetecilerin de fotoğraf çekmesini engelledi. Tuğba ve Onur çifti konsolosluk binasından eski model beyaz bir Rolls Royce araba ile ayrıldılar.
Read On

Ali Taran Yerine Sergen Yalçın Geliyor


Yetenek Sizsiniz" programının ekim ayında ekrana gelecek olan yeni bölümleri için Hülya Avşar'dan vazgeçmeyen Acun Ilıcalı, Ali Taran'ın yerine sürpriz bir ismi transfer etti.

SERGEN YALÇIN'A TEKLİF

Ilıcalı'nın bir süredir futbol yorumculuğu yapan Sergen Yalçın'a teklif götürdüğü ve tarafların el sıkıştığı öğrenildi. Ali Taran yeni sezon için teklif gelmeyince "Teklif gelmedi, öyleyse yokum. Yetenek Sizsiniz anılarımda kaldı" açıklaması yapmıştı. Taran'ın 1 Temmuz'da evlendiği Ayşe Özyılmazel'in diğer jüri üyesi Hülya Avşar ile mahkemelik olduğu için yarışmadan gönderildiği iddiası da gündeme gelmişti.
Read On

BERNA ARICI,BİLİCA'YLA BİRLİKTE

Bir süredir Bodrum'da tatilde olan eski model Berna Arıcı, Facebook sayfasına Fenerbahçe'nin Brezilyalı futbolcusu Bilica'yla çektirdiği fotoğrafları koydu. Bilica'nın, havuzda çekilmiş bu fotoğrafların internette paylaşıldığından habersiz olduğu konuşuluyor.


Read On

Evliyim ve bikiniyle görüntülenmek istemiyorum




Genç assolist Petek Dinçöz, fan club üyeleri ile Maçka Frame Restorantta bir araya geldi.

Petek Dinçöz'ün böyle fotoğrafları artık olmayacak

Genç assolist Petek Dinçöz, fan club üyeleri ile Maçka Frame Restorantta bir araya geldi. 30 kişinin katıldığı buluşmada Petek, hayranlarıyla birlikte şarkılar söyleyerek, pasta kesti. Fanların, Dinçöz'e oyuncak bebek hediye etmeleri dikkat çekerken, güzel sanatçı, '2 ay daha anne olamayacağım. Çünkü: guatr çıktı tedavi olup hemen hamile kalacağım' dedi.Fanlarının yoğun ilgisi ile karşılaştığı için hayli mutlu olan Petek Dinçöz, bu sezonda neler yapacağını da ilk kez sevenlerine anlattı. Sabah programının başlayacağını anlatan Petek, 'Yeni klip ve programdaki saçım, makyajım hakkında fanlarımın fikirlerini aldım' diye konuştu.

Evliyim, bikini görüntülenmek istemiyorum…
Petek Dinçöz, yaz boyunca büyük bir sessizliğe neden büründüğü sorulduğunda ise; 'Uzun bir yat turuna çıktım. Rahat rahat bikinimi giyip, güneşlendim. Artık evli biriyim, bikinili poz vermek istemiyorum diyerek, bikinili poz veren evli sanatçılara gönderme yapmayı ihmal etmedi. Dinçöz, şöyle devam etti: 'Uzun yat turunda kafa dinledim, enerji depoladım. Bu arada guatr olduğum için iki ay daha anne olamayacağım. İki aydan sonra bebek için çalışmalara başlayacağız' diyerek, en kısa zamanda anne olmak istediğini özellikle bebeğinin kız olması için dua ettiğini belirtti.





Read On

HANDE SORAL İLK KEZ BİKİNİLİ GÖRÜNTÜLENDİ


’KÜÇÜK Kadınlar’ adlı televizyon dizisinde rol alan Hande Soral, ilk kez bikinili görüntülendi.

 Tatilini Çeşme Alaçatı’da geçiren oyuncu, rüzgar yüzünden sigara yakmak için epey uğraş verdi. En son çareyi üzerine havlu örtmekle bulan Hande Soral, güzelliği ve düzgün fiziğiyle tüm dikkatleri üzerine çekti. Soral, görüntülendiğini fark ettiğinde bikinisinin üzerine plaj elbisesini giydi. Arkadaşları ile bol bol güneşlenen Hande Soral, yorgun geçen bir sezonun stresini atarken yeni sezon öncesi de moral depoladı.

Read On

Bu Bikini Hindistanı Ayağa Kaldırdı


Hindistan, bir Avustralyalı modacının, Hindu tanrıçası Lakşimi'nin fotoğraflarını mayo ve bikinilerde kullanmasıyla ilgili olarak Canberra yönetimine şikayette bulundu.

Sydney'deki Avustralya Moda Haftası'nda tanıtılan Lisa Blue tasarımı mayo ve bikinilerin Hinduları ayağa kaldırmasının ardından, Hindistan Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yayımladı.

Açıklamada, Hindistan'ın bu konudaki endişelerini Yeni Delhi'deki Avustralya Yüksek Komisyonu'na ve Sydney'deki konsolosluğuna ilettiği ifade edildi. Açıklamada modacı Burke'in Hindu toplumundan özür dilediği ve tartışma yaratan mayo ve bikinilerin üretim ve satışının durdurulduğunu açıkladığı ifade edildi.

Avustralya'daki defilenin ardından Hindistan'daki aşırı dinci Hindular, ülkenin çeşitli bölgelerinde gösteriler düzenlemişti.
Read On

Konuşursam bir daha dışarı çıkamazsın


Lerzan Mutlu'nun, üç kez söz verip programına gelmeyen Alişan'a yaylım ateşi devam ediyor!
Geçtiğimiz günlerde Alişan için "Adam değilsin" diyen Mutlu; önceki gece de Twitter'dan zehir zemberek açıklamalar yaptı.

ADIMI AĞZINA DESTURLA AL
Lerzan Mutlu; Alişan'ın "Kimse benim adamlığıma laf edemez" sözleri üzerine şunları yazdı: "Her gün hakkımda dizi film gibi röportaj yapmayı bırak; ben bir konuşursam bir daha sokağa çıkamazsın. Normalde askere gidip dönen, adam olur ama sende hiçbir şey değişmemiş. Adımı ağzına desturla al. Senin senelerce askere gitmemek için halkı nasıl kandırdığını (Tepecik Spor) herkes biliyor. Kendine gel. Ben kadın halimle senden daha delikanlıyım."
Read On

Yüzerken doğuracak


Dokuz aylık hamile olan Zeynep Casalini denizden çıkmıyor.
Geçen yıl evlendiği eşi Tahsin Berk’le birlikte önceki gün Yalı çiftlik’te denize giren Casalini’nin, doğum sancılarını az hissede

bilmek için deniz tedavisi uyguladığı öğrenildi.
Ünlü popçu, “Bol bol denize girerek bebeğimi suda dinlendiriyorum. Denize girdiğimde tekmelemeyi kesiyor” dedi. Ani bir doğum

ihtimali nedeniyle eşini bir an olsun yalnız bırakmayan Tahsin Berk ise, “9 ay geçti, denizde bile doğurabilir” diye konuştu.


Read On

Özge'den muhteşem pozlar


Özge Ulusoy, Marie Claire’in ağustos sayısına kapak oldu.
SURVIVOR Yarışması’yla popülaritesini zirveye taşıyan manken Özge Ulusoy, Marie Claire’in ağustos sayısına samimi açıklamalar yaptı. Dominik’te bulunduğu sırada sevgilisi Tarhan Telli’den ayrılan Ulusoy, adada önemli kararlar aldığını, bunlardan en önemlisinin de insanlara güvenirken daha temkinli davranmak olduğunu söyledi. Aşka dair düşüncelerini dile getiren Ulusoy, "Aşkın hâlâ var olduğuna inanıyorum. Evrene bu sinyali yollayarak ruh eşimi bulacağım” diye konuştu.




Read On

Cemil İpekçi'ye saldırı


Muğla'nın Bodrum ilçesinde, modacı Cemil İpekçi, fiili ve sözlü saldırıya uğradı.

Hizbullah örgütünün tehdidinin ardından korumayla gezen Cemil İpekçi, Bodrum'da açtığı tasarım merkezinin ardından buraya yerleşti. Ünlü modacı bir markette sözlü ve fiili saldırıya uğradı.
Cemil İpekçi'nin uğradığı saldırının ardından C.Z. isimli şahıs, ifadesine başvurulmak üzere Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Saldırı üzerine açıklamada bulunan Modacı Cemil İpekçi, "Sözlü ve fiili saldırıda bulundular. Emniyet güçlerinin bana tahsis ettiği koruma tarafından müdahale edilen şahıs ifadesi alınmak üzere Bodrum Emniyeti'ne götürüldü." dedi.

CEMİL İPEKCİYE SALDIRAN ŞAHIS POLİSİ DE DARP ETTİ
Ünlü modacı açıklamasına şöyle devam etti 'Bodrum'da bu gece markette gittik, sekreterim, koordinatörüm, korumam ve arkadaşlarımla birlikte alışveriş yaparken kasti olarak arkadan gelen bir kişi, fiili ve sözlü saldırıda bulundu. Yanımda bulunan Bekir beye saldırdı ama en önemlisi ise korumama yani devletin görevlisine de saldırıda bulundu. Korumam kendisinin polis olduğunu söylemesine rağmen söyleyemeyeceğim küfürler ve hakaretler, 'Bunun da mı koruması var' diye küfürler savurdu ve korumama saldırdı. Marketten çıktıktan sonra yanındaki bayanla birlikte öğrendiğim kadarıyla eşiymiş, dışarıda son derece garip ve hakaret dolu laflarla saldırıya devam ettiler. Sonra polis ekibi geldi ve polis ekibine de saldırıldı. Polis ekibine de hakaretler, vurmalar, çarpmalar… Kavga ettiler. Şikayette bulundum, ifade vermeye gittim emniyet müdürlüğüne ama en önemlisi şu; hukukta bir boşluk var. Polise saldırıda bulunuyor, polise hakaret ediyor ve benim korumama devlet korumasına da hakaret ediyor, saldırıda bulunuluyor ve maalesef ki, 2 saat sonra serbest bırakılıyor. Beni korumam çok iyi korudu. Bende bir şey yok ama şöyle bir şey var. Eğer polislere yapılan saldırıda polisler kendini koruyamasa ve saldırıda bulunan kişi serbest bırakılırsa, polis halkını nasıl koruyabilir acaba? Bir polise hakaret ediliyor vuruluyor ve savcılık onu serbest bırakıyor o zaman halkı nasıl koruyacak polis.

Bodrum şu an çok büyük bir tehlike içinde. Çünkü şu anda Bodrum ipini koparmışların geldiği bir yer halinde ve polisin bunlara müdahale edemediği bir yer olmuş.
Read On

'Roman' gibi aşk.


İclal Aydın ile evliliğin eşiğinden dönen Süleyman Toplusoy Bodrum'da sevgilisiyle görüntülendi.

Roman mağazalarının Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Toplusoy ve sevgilisi İpek Solakoğlu, geçtiğimiz günlerde Cennet Koyu'nda tekne sefası yaptı. Çok mutlu oldukları gözlenen çift fotoğraflarının çekildiklerini bile farkına varmadılar. İkili bütün gün boyunca deniz ve güneşin tadını çıkarttı.
Read On

Ali Şen Başkanlık İçin Yeşil Işık Yaktı.


Fenerbahçe eski başkanı Ali Şen, taraftar çağırırsa tekrar Fenerbahçe'ye başkan olabileceğini söyledi.

Fenerbahçe eski başkanı Ali Şen, Bodrum'da yaşadığı çiftlikte iş, futbol ve özel hayatına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bosphorus Gaz Corporation adlı şirketini oğulları Adnan ve Metin'e devreden Şen, zamanının çoğunu Bodrum'daki çiftliğinde geçiriyor. Organik tarımla uğraşan efsane başkan, haftanın iki günü torunlarına organik sebze ve meyve gönderiyor. Doğayla iç içe bir hayat süren Şen, mutlu ve huzurlu bir hayat yaşıyor.

Ali Bey, Bodrum'da yaşamak nasıl bir duygu?

22 seneden beri hayatımın büyük bir bölümünü Bodrum'da geçiriyorum. Ara ara İstanbul'a gelsem de Bodrum'da yaşamak benim için ayrı bir keyif.

Taraftar bir daha sizi tirübünlere çağırsa tekrar başkan olur musunuz?

Tribünlerde ve dünya futbol tarihinde hiçkimseye nasip olmayan 'Ali Şen Başkan Fener Şampiyon' dendiği zaman şampiyon olmak gerekir. Zamanında o imkanlarla takımımızı şampiyon yaptık. Bugünkü Fenerbahçe ile bizim temellerini attığımız Fenerbahçe'nin borsaya açılması çok farklıydı, Bana taraftar ne zaman ne derse, o olur. Ben iki defa başkan oldum Fenerbahçe'ye, iki kere şampiyon olduk. Her ikisinde de işler çok kötüydü. Her ikisinde de olağanüstü kongre halindeydi. Olağan üstü kongre ne demek? Yönetim görevini yapamadı ayrıldı, görevi üstlenecek insan yoktu. Tribünler Ali Şen'in ötesinde kimseye itimat etmedi. Ülkede Fenerbahçe reformu 1980'de başladı. İkinci reformu, Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, devrede olduğu sıfır borçla 16 Şubat 1998'de hatta 17.5 milyon dolarla, Mehmet Ali Aydınlar'ın verdiği bir imzayla mensup üye oydu... Fenerbahçe'yi borçsuz teslim ettik. Taraftarın istediği oldu, taraftarın bu kadar inandığı, peşinde koştuğu bir başkan daha yoktur, futbol tarihinde...

İkinci başkanlık döneminizde Aykut Kocaman'ı gönderdiniz. Bu sene teknik direktör olarak takımı şampiyon yaptı. Bu kararınızdan pişman oldunuz mu?

Oğuz ve Aykut Kocaman'ı gönderen benim. Oğuz kısmına hafif pişmanım ama Aykut'u gönderdiğime pişman değilim. Ali Şen'de ısmarlama laf yok. Kim direkt sorarsa direkt cevap alır. Fenerbahçe Kulübü'nün sahibi değilim. Aykut'u ve Oğuz'u göndermek istemeyen kişiler vardı başta benim kardeşim istemiyordu. Yönetim Kurulu'ndaki arkadaşlar da bana saygısızlık etmediler, itiraz etmediler. Aynı Aykut daha sonra antreranörlük yaptı. Ali Şen'i Fenerbahçe taraftarı işleri kötü gidiyor diye başa getirdi. Gel bizi şampiyon yap dediler geldik. Yoksa ben Bodrum'da yaşıyordum. Fakat golü atan bizim futbolcu, Trabzonlu meslektaşlarımız centilmen yaptı. Hayatta dümdüz hareket ettiğiniz zaman asla yalpalamazsınız. İşleriniz iyi gitmeyebilir, insanlar size inandığı zaman kişiliğinizde sağlamsa bir sorun yok. Aykut, bu sene Fenerbahçe'de şampiyonluğun başkahramanıdır. İkinci devrede Alex'in koşmadığını, koştuğunu görmediğini... Şampiyon olduğunda aç Alex'e, eğer ki çok iyi futbolcu bu adam; ama ben Alex'in performansını nasıl yükseltebilirim diye düşünüp hareket ettiyse en büyük Aykut Kocaman'dır.

Ama başka bir yönü de var mı?

Ben daha fazla buna inanan biriyim. Aykut'un zekası üzerine bunu kurduğunu düşünüyorum. Büyük bir zeka o. Kim yaptıysa helal olsun. Fenerbahçe şampiyonluğunda gölge var falan... Fenerbahçe Klubü'nde ısmarlama şampiyonluklar olmaz, büyük klüplerin hiçbirinde olmaz. Basketbol voleybol ve futbolda şampiyon olan takım dünyada yoktur. Kulüp yönetim kurulu üyelerini de gönülden tebrik ediyorum. Aykut Kocaman'ın da kötü oynayan Alex'i psikolojik baskıyla bu noktaya getirmesinde payı vardır tebrik ediyorum.

Şu an Türk sporunu nerede görüyorsunuz?

Türk sporunun daha iyi yerlerde olması gerekiyor. 1980 yılında şartlar o kadar kısıtlıydı ki ve yönetim kurulunda şimdiki alt yapıyı oluşturan önemli isimler vardı. Aziz Yıldırım'ın Futbol Şube Sorumlusu olduğu yıllarda, işler kötü gitti. Ama temelleri biz iyi kurduk, Fenerbahçe'nin herkesin gıpta ettiği Samandıra'yı biz aldık. O zamanın Belediye Başkanı olan Tayyip Erdoğan'ın yardımları oldu. Serkan, Yavuz Kayhan ve Orhan Keçeli'nin büyük hizmetleri var. Aziz Yıldırım o işleri devam ettirdi. Diğer kulüpler ne yaptı? Bugün büyük paralarla az iş yapıyorlar. Günümüzde kulüp taraftarları, kulüp ürünlerine büyük paralar veriyorlar. Kulübü finanse ediyorlar. O zamanlar bizdeki gelirler toplasan 10 bin dolardı, Türkiye'nin bütçesi öyleydi. Fenerbahçe'nin 1998 yılında Mehmet Ali Aydınlar'ın imzasıyla kulübü borçsuz üstelikte miras bıraktı. Yani Türk sporunun çok iyi yerde olması gerekirken iyi yerde değil. Avrupa'da başarı sıfır. Milli Takım'la işimiz mucizelere kalmış durumda. 1976'da Futbol Federasyonu ikinci başkanı bendim. Her şeyi yöneten bendim. O zaman Milli Takım'a yabancı girmesi mümkün değildi. 1978'te Arjantin'de yapılan Dünya Kupası finallerine İzmir'deki o ünlü Avusturya maçında 1-0 mağlup olduk, tersi olsa biz gidiyorduk. O imkansızlıklarla başarı elde etmek büyük bir hünerdi. Şampiyon olmak parayla paralel değil... Türkiye'de Türk sporu istediğim yerde değil. Mehmet Ali Aydınlar, büyük başarı elde etti. Takım sporu olarak dünyada ilk defa Dünya Kupası finali oynattılar. Acıbadem – Fenerbahçe kadın voleybol takımı. Sporu yönetmek, iş dünyasıyla paralel değil.
Spora bu kadar hakimsiniz. Bilen bilir Türkiye'ye doğalgazı ilk siz getirdiniz. Şu anki ekonomiyi nasıl buluyorsunuz?

Doğalgaz, bu yüzyılın enerji kaynağı. Her enerji bittiği zaman, insanlık yeni enerji bulmuştur. Kömür, petrol şimdide doğalgaz. Petrol 2040 yılında bugün üretilen ülkelerin ancak 4'ünde üretilecek. Dünya nüfusunun %4'ü Amerikalı. Dünya enerji kaynaklarının %25'ini Amerikalılar tüketiyor. 2018 yılında doğalgaz üretimi bitiyor. 1971 yılında olan petrol kuyularından 11 misli fazla var. Ama 1971'den bu yana %90 üretim kapasite eksikliği var. Allah doğalgazı Rusya, İran ve Katar'a vermiş. Bugün Rusya'da ispatlanmış doğalgaz rezervi, 48 trilyon metreküptür. Türkiye'nin konumu dolayısıyla şanslıyız. Doğalgaz bu yıl pahalılaşmaya başlar. Türkiye'deki yönetimi doğru değil. Pahalı alıp ucuza satıyorlar. Enerjide bunu düzeltmeleri lazım. Nasıl ki benzin serbest piyasa koşullarına göre bir gün pahalıysa diğer gün fiyat iniyorsa, doğalgazda bu uygulanamadı. Dünyadaki enerji sıkıntısının süreceğine ve devam edeceğine inanıyorum. O bakımdan Türkiye'nin şansı iyi yönetim, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ında bunu iyi yaptığını düşünüyorum.

Şirketinizi oğullarınıza bıraktınız. İş dünyasını özlüyor musunuz?

Sporu da, iş dünyasını da, basın dünyasını da özlüyorum. Uzaya gitmedim zaten Bodrum'da yaşıyorum. Teknolojiden sonuna kadar faydalanıyorum. Tam da kopmuş değilim şirkete gitmiyorum. Bu arada elektrik ticareti de yapıyoruz. Bizim işimiz enerji ve elektrik. İş dünyasındaki dostlarımdan kopmadım. Çocuklarımı iyi yetiştirdim. Allah herkese onlar gibi evlat versin.
Torunlarınızın eğitimi ve beslenmesiyle yakından ilgiliymişsiniz. Bodrum'da yetiştirdiğiniz sebze meyveleri torunlarınıza gönderiyormuşsunuz...

Çiftlikte üretilenler her salı ve cuma titizlikle benim kontrolüm altında hem Metin'e hem de Sinan'a gönderilir. Çocuklarımda büyümelerine rağmen yiyor. Aile, dünyanın en kutsal kavramıdır. Mutlu ailelerin çok olduğu bir ülkede güçlü olur. Benim gelinlerim, kızım dünyanın öbür ucunda olsam günde en az bir kere ararlar. Torunlarında hepsinin cep telefonu var. Her gün konuşup mesajlaşıyoruz.

Bodrum'da çiftlikte yaşamak nasıl bir duygu?

İnekler, tavuklar, keçiler, papağanlar, muhabbet kuşları, 70 tane kedi var bu çiftlikte. Yazlıkçılar memleketlerine dönerken sokak kedilerini benim kapıma bırakıyorlar. Organik tarımla da ilgileniyorum. Benim babam eski bahçıvan Kosova'da. Çocukluğum bahçede geçti. Burada bahçıvan yanlış yaptığı zaman hemen uyarıyorum.

Profesyonel olarak dalış sporuyla ilgileniyorsunuz değil mi?

Sporun her dalını seviyorum. Dünyanın her tarafında 50- 60 metreye dalıyorum. Dünyada profesyonel dalgıçların bu yıl kimsenin yapmadığı köpekbalıklarıyla Nasav Bağma Adaları'nda açık okyanusta köpekbalıklarıyla daldım. Tabii ki çılgınlık, bir daha yapmayacağım bir şey...

Read On

Bengü Kenan Doğulu'ya Jest Yaptı.


Kenan Doğulu'dan ayrıldıktan sonra yaptığı açıklamalarla kızdırmıştı.
Bengü , 4 yıl vokalistliğini yaptığı ve ilk albümü ‘Hoşgeldin’in prodüktörü olan Kenan Doğulu’dan ayrıldıktan sonra “Kenan’ın hep gerisinde kaldım. Patlama yapamadım. Yıllar sonra istediğim yere gelebildim’’ diye açıklama yapmıştı. Doğulu da ona kızıp “Rütbeni Bileceksin” şarkısını bestelemişti. Bengü, şimdilerde ise Doğulu’dan “Ustam” diye bahsediyor ve Doğulu’nun yeni single’ı ‘Şans Meleğim’ için, “Ustam diye söylemiyorum, ‘Şans Meleğim’e bayılıyorum” diyor.
Read On

Teşebbüste küme düşürülemez


Spor Hukuku Enstitüsü yayınladağı son bildiriyle bir kez daha dikkatleri üzerine çekti.
Spor Hukuku Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Engin Tuzcuoğlu, “Şike ve teşvik primi eyleminin teşebbüs aşamasında kalması halinde küme düşürme cezası verilemez” şeklinde makale yayınladı Futbol Federasyonu ile arasında gerilim yaşanan Spor Hukuku Enstitüsü, son olarak TFF’nin ‘şike ve teşvik teşebbüsü’nde izleyebileceği yolları ve yetkilerini hatırlatan 3 makale yayınladı. Özellikle Yönetim ve Yürütme Kurulu Üyesi Avukat Engin Tuzcuoğlu tarafından yazılan makale oldukça dikkat çekici: Futbol Disiplin Talimatı’nın 55. maddesinin I. fıkrasındaki hükme göre; “şike yapmak” eylemi tamamlanmış veya teşebbüs halinde kalmış olmasına bakılmaksızın cezalandırılması gerekirken, “teşvik primi vermek” eyleminin cezalandırılması için eylemin tamamlanmış olması, yani teşebbüs aşamasında kalmamış olması gerektiğini söyleyebiliriz. Daha net ifadeyle, “teşvik primi vermeye teşebbüs” eylemi nedeniyle talimatın bu hali itibariyle kişi veya kulüplere, men veya hak mahrumiyeti cezası ile küme düşürme cezası verilemez. “Şike yapmak veya teşvik primi vermek” eylemleri hakkında karar mercii olan TFF Yönetim Kurulu “teşebbüs halinde kalan şike yapmak eylemi”nin kulüplerle ilgisini tespit etse bile, küme düşürme cezası veremez. Zira disiplin suçlarının teşebbüs halinde kalması durumunu düzenleyen talimatın 9. maddesinin I. fıkrasında “fiilin teşebbüs derecesinde kaldığı hallerde indirim yapılır” deniliyor.

YARI YARIYA İNDİRİM VAR
Ayrıca “Disiplin Kurulu bu gibi hallerde cezayı yarısına kadar indirebilir” denmiş. Her ne kadar bu meselede karar mercii Disiplin Kurulu yerine TFF Yönetimi ise de, talimatın bu hükmündeki hatalı “Disiplin Kurulu” kısıtlaması sorun teşkil etmeyecek, TFF de bu hükmü uygulamak durumunda kalacaktır. Böylece “teşebbüs halinde kalan şike yapmak eylemi” nedeniyle verilecek cezanın yarısına kadar indirilmesi mümkündür. Sonuç olarak Talimatın 9/II. ile 36. maddesi gereğince küme düşme cezası yerine ihtar, kınama, ödüllerin iadesi veya para cezasına karar vermeli; buna karşılık “Teşebbüs halinde kalmış teşvik primi vermek” eylemi nedeniyle kişilere veya kulüplere, (teşebbüs halinin Talimatın 55/I. maddesinin 2. cümlesinde düzenlenmemiş olması nedeniyle) Talimat’ın
55/II. maddesi gereğince müsabakalardan men veya hak mahrumiyeti cezası ile küme düşürme cezası vermemelidir.

‘Yaraya tuz basıyorlar’
Spor Hukuku Enstitüsü, daha önce de yaptığı çıkışlarla dikkat çekmiş, TFF’nin hemen belgeleri istemesi gerektiğine yönelik bildirisi G.Saray’ın sitesinde yer almıştı. Enstitü, Süper Kupa’nın ertelenmesi sonrası bir açıklama daha yayınlamış,
aynı sorular F.Bahçe kulübünün resmi sitesinden de yöneltilmişti. Futbol Federasyonu ise yaptığı açıklamayla enstitüyü eleştirmiş ve “Açıkçası, böylesine kritik ve de salt hukukun galip geleceği bu süreçte hukukçu kimliklerinden dolayı en objektifyorumların gelmesini beklediğimiz bu derneğin tavrı bizleri şaşırttı. Spor Hukuk Enstitüsü Derneği, bu süreci tarafsız değerlendirmesi gerekirken, tam aksine sıkıntılı zamanlar geçiren kişi ve kuruluşların yarasına tuz basmaktan
çekinmemektedir” demişti
Read On

F.Bahçe’den Ersan bombası


Sarı-Lacivertliler, NBA’de Milwaukee Bucks ile yollarını ayırma aşamasındaki milli power forvet Ersan İlyasova ile prensipte anlaştı. Kanarya, Galatasaray’ın da peşinde olduğu dev yıldızla yıllığı 3.5 milyon Euro karşılığında el sıkıştı

Fenerbahçe Ülker, NBA’den Avrupa’ya dönüş için ‘yeşil ışık’ yakan 12 Dev Adam’ın kilit isimlerinden Ersan İlyasova ile prensipte anlaşmaya vardı.

Sarı-Lacivertliler, bir süredir görüştükleri 2.08 boyunda ve 24 yaşındaki tecrübeli yıldızla yıllığı 3.5 milyon Euro karşılığında 3 yıllığına el sıkıştı. NBA’de lokavt olmasa da formasını giydiği Milwaukee Bucks’ta mutlu olmadığını sık sık dile getiren ve Avrupa’ya dönmenin planlarını yapan Ersan’ın, NBA’den Avrupa’ya gelmeyi planlayan oyuncuların kaderini belirleyecek izni vermesi için NBA Yönetimi’nin alacağı kararı beklediği ve olumlu sonuç çıkar çıkmaz Fenerbahçe’ye imzayı atacağı ifade edildi.

‘BAŞARI İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPARIM’
Bormio kampında bulunan Ersan, Habertürk’e verdiği demeçte Avrupa’ya ancak THY Euroleague’de zirveye oynayan bir takımla dönmeyi hedeflediğini belirterek, “Fenerbahçe Ülker bu hedeflerimle uyuşuyor. NBA’deki toplantının sonucu her şeyi netleştirecek. Milwaukee ile kontratım devam ediyor. Tabii ki Fenerbahçe Ülker Avrupa’da önümüzdeki sezon zirveye çıkmayı amaçlayan bir kulüp. Eğer izin çıkarsa ben de seve seve imzayı atar, Fenerbahçe’nin başarısı ve Final-Four hedefine ulaşması için elimden geleni yaparım” dedi. Bu arada, Ersan’ı renklerine bağlamak için ezeli rakibi Fenerbahçe ile aynı süreçte girişimde bulunan Galatasaray’ın, yıldız oyuncunun yüksek maliyeti nedeniyle geri adım attığı öğrenildi.
Read On

Ayağı iyileşmiş


Bir süre önce tenis oynarken ayağını inciten Serra Tokar Bodrum'da sağlıklı olarak objektifimize yansıdı.

Bodrum'da tatilini geçiren Serra Tokar tenis tutkusuyla bilinir. Serra Hanım, geçtiğimiz haftalarda ayağını incitmiş ve bir süre bandajlı olarak dolaşmak zorunda kalmıştı. Serra Tokar, tamamen iyileşmiş ve bandajından kurtulmuş. Türkbükü'nde güneş keyfi yapan Serra Hanım, tatilini dostlarıyla birlikte geçiriyor.
Read On

Sosyetede dekolte şıklığı


Sosyetenin ünlü hanımları cesur dekolte kıyafetleriyle göz kamaştırıyorlar.

Yaz aylarında düğün davetlerinin artmasıyla beraber sosyetenin ünlü isimleri en şık halleriyle objektiflerimize yansıyorlar. Haftasonu gerçekleştirilen Eda - Halil Kitapçı çiftinin düğününe katılan pek çok ünlü isim adeta şıklık yarışı içerisindeydiler. Davette iş adamı Cem Hakko'nun sevgilisi Ronit Gülcan, payetli elbisesiyle dikkatleri üzerine çekerken, Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk'in eşi Diana Şahenk nadiren katıldığı davetlerde yine şıklığıyla ön plana çıktı. Diana Hanım'ın sade ve zarif dekolteli elbisesi onu gecenin en şık hanımları arasına soktu. İddialı kıyafetleriyle dikkat çeken Aylin Tahincioğlu, bu davette de cesur sırt ve göğüs dekolteli bir elbise tercih etmişti. Sosyetenin genç hanımlarından Romina Hakko ise bronz tenini mavi, dekolteli, straplez elbisesiyle tamamlamıştı.
Read On

'Aşk tatili' devam ediyor


Selim Hamamcıoğlu ve İngiliz sevgilisi Jennifer'ın tatili tüm hızıyla devam ediyor.

Genç iş adamı Selim Hamamcıoğlu, eşi Marcella Batista'dan boşandıktan sonra uzun süredir bir ilişki yaşamıyordu. Selim Bey, bir süredir Bodrum'da İngiliz sevgilisi Jennifer ile aşk tatili yapıyor. Genç sevgililer, yakın dostlarıyla birlikte güneş, deniz ve eğlencenin keyfini çıkartıyorlar.
Read On

Mustafa Sandal Baba Oluyor.

Emina Sandal’la evli olan ve Yaman adında bir oğlu olan Mustafa Sandal bugün twitter’dan tekrar baba olacağını ’’vee emina’m mujdeyi verdi yamiko’ya kardeş geliyor :) ilk gunku kadar heyecanlıyım’’ şeklinde duyurdu.
Read On

Galatasaray, Liverpool maçı için erken dönüyor.


Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, çarşamba günü bitmesi planlanan Almanya kampını erken bitirdi! Sarı kırmızılalar bugün öğleden sonra İstanbul'a dönecek.

Galatasaray, Almanya'da sürdürdüğü yeni sezon hazırlıklarını tamamladı ve perşembe günü Liverpool ile oynayacağı hazırlık maçı için bugün öğleden sonra İstanbul'a dönüyor.
Sarı-Kırmızılılar, 28 Temmuz 2011 Perşembe günü saat 21:00'de Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena'da Liverpool FC ile oynayacağı hazırlık maçı için bugün Almanya'daki kampı tamamlayıp İstanbul'a dönme kararı aldı. Almanya'daki hava şartlarının zorlu olmasından dolayı Sarı-Kırmızılı yönetim, futbolcuların Türkiye'deki sıcak hava koşullarına adapte olması amacıyla bugün yurda dönecek ve hazırlıklarını kendi tesislerinde sürdürecek. Galatasaray kafilesi TSİ 14.15 Almanya'dan THY ait özel uçakla yurda dönecek.
Read On

Milli Takım için maç satın alındı


Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın milli takımın da şike yaptığı imasına bir dönem Samsunspor'a başkanlık yapan İsmail Uyanık net açıklamayla destek çıktı: Evet şike yapıldı ben biliyorum. Niye herkes susuyor?

5 yıl Samsunspor'da başkanlık yapan önemli spor adamlarından İsmail Uyanık, şike soruşturmasının seyrini değiştirecek iddialarda bulundu: "Milli takım için rakibe para gönderildi. Hakem satın alındı..."

5 yıl Samsunspor'da yöneticilik yapan İsmail Uyanık, "Milli takım kazansın diye rakibe para gönderildiğini biliyorum. En saygın federasyon başkanlarının döneminde bile bu vardı" dedi.

İşadamı İsmail Uyanık 15 yıl boyunca Samsunspor’un başkanlığını yaptı. 2005’te istifa etti. Hem TBMM şike komisyonunda hem de basında şike yapılıyor diye açıklayan az sayıda futbol adamından biriydi. Hatta Türk futboluna ‘Temizlenelim’ çağrısı yapan bir manifesto bile yayımlamıştı. 6 yıl önce istifa ettiğinden beri ne maçlara gidiyor ne de futbolla ilgilenmek istiyor.

İşte Uyanık'ın Radikal gazetesinde yer alan röportajı...

TBMM’nin şike komisyonunda Adil Serdar Saçan’la mı konuşmuştunuz?
Komisyon iki kez toplandı. İlki Haluk Ulusoy federasyonu zamanındaydı, ben o zaman gitmiştim. Komisyonda hangi vekiller vardı, neler sormuşlardı tam hatırlamıyorum. Şike var mı, Türkiye’de oluyor mu gibi konulardı herhalde.

Siz ne demiştiniz?
“Tabii ki oluyor… Bu işin içinde herkes var, sizler de varsınız. Gün geliyor şehrinizin takımı için yan yollara başvuruyorsunuz. Merkez Hakem Komitesi ya da federasyondan bir tanıdık bulup ‘Şu bizim şehrin önemli maçına iyi bir hakem gönderin’ diye telefon açıyorsunuz” demiştim oradaki vekillere.

Komisyonda aynen şöyle demişsiniz: “Burada bizden evvel ifade veren federasyon yönetmiş insanlar var. Onlara atıfta bulunmak için söylüyorum. Mafya girmek ister ama mafyanın girmek istemesi sizin de aman bizim ailemiz var, çoluk çocuğumuz var deyip buyurun geçin demenizi gerektirmez.”
Maçların yayın haklarının iki büyük grup tarafından paylaşılma mücadelesinde futbol dünyasının saflaşması ve Futbol Federasyonu’nu ele geçirmek adına uygulanan yöntemlerle ilgiliydi bu konuşma.

Yöntem derken mafyanın devreye girmesi mi?
Evet. Ankara Sheraton’da bir Genel Kurul olmuştu. Şenes Erzik istifa etmişti, yerine biz Anadolu kulüpleri Celal Doğan’ı aday göstermiştik. Öbür tarafın adayı da Mehmet Ali Yılmaz’dı. Kuruldan önce 3 gün boyunca otelde lobi çalışmaları yaptı iki taraf da. O esnada bazıları hâlâ içeride olan yeraltı dünyasından insanların otele gelip yerleştiği, birtakım delegeleri baskı altına aldığı, delegeleri kendi odalarına çağırdıkları biliniyordu.

Hangi mafya bu?
Türkiye’de kimin mafya olduğu, kimin olmadığı da tartışmalı bir durumdur. Peker grubunun adı geçti ama başkaları da vardı. Tam bilmiyorum. Ama otelin kapısının önünde zırhlı, korumalı Hummer tipi siyah cipleri görünce, burada acayip birileri var diye geçirmiştim.
Zaten akşamına iki aday da karşılıklı olarak çekildi. Ben o sırada Celal Doğan’ın en önemli kurmaylarından biriydim ve sorguladım; kazanmaya yüz tutmuşken bu seçimden niye çekildik? Celal Doğan beni odasına çağırdı ve “Çekildik” dedi. Ben de “Çok iyi durumdayız, Mahmut Özgener, İlhan Cavcav hepimiz iki gündür çok çalıştık” diye karşı çıktım. Biz Anadolu kulüpleri olarak bu bozuk düzeni değiştirelim istemiştik ama başarılı olamadık. Çünkü ben niye, niye diye boşuna soruyormuşum, Celal Doğan zaten çekildiğine dair protokolü imzalamış. Cebinden çıkardı, gösterdi, boşuna boğaz patlatma, iş bitti diye…

Sonra?
Futbolda iki tür insan var: Kulağı kesik sokak kedileri gibi savaşan idareciler ve kendinde daima futbol adamı kerameti gören sırçaköşkte sipere yatmış adamlar… TBMM komisyonunda sözünü ettiğim kişi Abdullah Kiğılı’ydı. Kızmışım ona 3 ayda bıraktı gitti federasyon başkanlığını diye. Evet yayın gelirlerinin paylaşımı için oluşturulacak havuzun ilk zamanıydı ve ciddi tehditler alıyordu ama korkup bırakması kabul edilemezdi bana göre.

2005’te “Ligin son haftasında Diyarbakır-Samsun maçında yenilmemiz için hem Aziz Yıldırım hem de BJK yöneticisi Murat Aksu telkinde bulundu” demiştiniz. Nasıl gelişmişti olay?
İstanbul’da bir Şampiyonlar Ligi maçı sırasında karşı karşıya gelmiştik. Devre arasındaki bir sohbette geçmişti. Bunlar aslında futbol geyiğidir. Futbol adamları maç vesilesiyle bir araya gelmişiz; “Ya hafta sonu Diyarbakır maçı var, aman Diyarbakır’ı sıkmayın, düşürmememiz lazım” gibi muhabbetler olmuştu. O günkü şartlarda çok anormal laflar değil bunlar. Bırakın bu sohbeti, devlet dönem dönem Doğu’daki takımlar için politikasını değiştirir. Mesela Vanspor maçımız…

VAN’I YENSEYDİK YAKACAKLARDI BİZİ
Ne olmuştu?
Vanspor açısından bir kader maçıydı. Vansporlu idareciler maçtan haftalar önce bize çok baskı yapmıştı. O zaman devletin valisi aynı zamanda kulübün başkanıydı. Lig Birliği toplantılarında alenen “Biz orada her gün havaalanından şehit gönderiyoruz” ya da “Biz oradan öksürsek siz burada hasta olursunuz” diyerek onlara ayrıcalık tanınması gerektiğini söylemişlerdi. Portekizli diktatör Salazar 30 yıl nasıl hüküm sürdüğünü 3F formülüyle açıklar biliyorsunuz: Fado, Fiesta, Futbol... Bu da o mantık. Ben, her zamanki formumuzla oynayacağımızı belirtmiştim. Fakat bir tuhaflık vardı.

Ne gibi?
Maçtan sonra uçağa atlayıp dönelim istiyorum ben. Onun için de maçın saatini 2 saat öne çekmek gerekiyor. Federasyonu aradık, ‘hayır’ diyor. THY’den özel uçak istedik, vermiyor. Maçtan sonra biz o akşam Van’da kalacağız, Madımak gibi yakacaklar bizi, kesin yani… Neyse ki 98’inci dakikada bir gol attılar da, 3-2 bizi yendiler. O maç esnasında olanları anlatsam komedi filmi olur.

Anlatın biraz…
Federasyonun gözlemcisi yanımda oturuyordu. Üstümüze atılanlar yüzünden maçın ortasında kaçtı. Öbür yanımda Van Valisi oturuyor, görmemezlikten geliyor. Seyirciler tel örgülerin kazıklarını yerinden çıkarmış, üstümüze doğru yatırıyorlar. Bu arada maç da bir türlü bitmiyor. Vahap Beyaz’ın hakemlik hayatının son maçıydı. Maç çok uzayınca arada bizim futbolcular, “Hakem daha ne kadar gidiyoruz böyle” diye soruyor. Hakem “Devam devam, Van’dan gol gelene kadar…” diyor. Yani Aziz Yıldırım’ın bir sohbet içerisinde bana Diyarbakır maçıyla ilgili böyle bir yorum yapması hiç bir şey. Ki kendisi bana özel olarak “Kaybetmeniz lazım” diye telefon falan da açmamıştır.

Hiç şike yaptınız mı?
1992’de ilk kez kulüp başkanı olmuştum ve toplumun bir kulüp başkanından beklentilerini yeni öğreniyordum: İş bilen yönetici tarifine uygun olarak karşı takımın futbolcusuna, yöneticisine ulaşabilen, gerektiğinde hakemi ayarlayabilen kişiye denir iyi kulüp başkanı. Yani o yıllarda bana dayatılan da buydu ve bir kez bu tuzağa düşmüştüm.

Karabük-Samsun maçının hakemi Ahmet Çakar’dı. Onun asker arkadaşı Samsun’da yaşıyordu ve benim yöneticilerimin tanıdığıydı. Planımız şuydu: Asker arkadaşını Çakar’a göndereceğiz. O, “Bunlar benim senin arkadaşın olduğumu öğrenmiş, beni ölümle tehdit ediyorlar. Bu maçı lütfen Samsunspor lehinde yönet” diyecek. Böyle bir tiyatro kurmuştuk. Organizasyonunu benim iki yöneticim yapıyordu, ki şu anda bir tanesi CHP’den milletvekili. Düşünün.

Ne oldu sonra?
Biz gönderdik o arkadaşı Çakar’a, ertesi gün cayır cayır federasyondan bizi arıyorlar. Ayhan Bermek, “İsmail, siz Çakar’ın arkadaşını ölümle tehdit etmişsiniz, o da maçtan azlini istedi” dedi. Ben de “Hâşâ Ayhan Abi” filan dedim. Maç oynandı ve Ahmet Çakar bizim kaybetmemiz için elinden geleni yaptı. 1-1 bitti. Sonra ben bu olayı bir gün TV’de anlattım, yine hiçbir şeye eyvallah demeyen mahallenin delisi rolünü üstlendiğim günler… Anlatmamın sebebi, “Benim gibi bir adam bile zamanında bu işi denedi çünkü bu sistemin her yanı pis” demekti. Çakar bunu duyunca, “İsmail Uyanık beni aradı” şeklinde çarpıtmıştı. Hiç aramamıştım halbuki. Tek hikâyem de budur, yıl 1993’tü. Sonra hiç şike yapmadım, yapmayarak ayakta kalabildiğimiz kadar da kaldık.

Siz ‘mahallenin delisi’ olarak camiada dışlandınız mı?
Dışlandım diyemem. Yöneticiliği bırakmamın en temel sebebi şehrin yöneticilerinin bizi desteklememesiydi. Soğudum futboldan. Benim şike var diye açıklama yapmak gibi de özgürlüğüm vardı. Ne devlet ihalesi peşinde koştum, ne devlet kredisiyle işim oldu. Politik beklentim de yoktu. Mafyaya hiç pabuç bırakmadım, zaten sevilen bir kulüp başkanına ne yeraltından ne de yerüstünden kimsenin gücü yetmez. Ayrıca ben 78 kuşağıyım. 1990’a kadar Türkiye Cumhuriyeti bana pasaport vermemiştir. Hiç kimseyle menfaat ilişkim olmadığı için ne bir bakandan ne de bir validen korkmadan bir hakem haksızlığından söz edebildim, böylelikle mahallenin delisi oldum.

FENERBAHÇE’NİN BAŞINA GELDİ, ÇÜNKÜ ÖN KOMPARTIMANDA O VARDI
Şike operasyonunun Fenerbahçe üstünden yapılması taraftarlara göre komplo. Sizce?
Bugün şampiyon olan takım Fenerbahçe olmasaydı, tutuklanan yöneticiler de Fenerbahçeli olmazdı. Yasa yeni yürürlüğe girdi ve bu Fenerbahçe’nin şampiyonluğuna denk geldi. Fenerbahçe bu Makyavel yola niye saptı? Şampiyon olmak için. Onun yerinde kim olsa böyle davranırdı, çünkü sistem bu. Kimseyi günah keçisi yapmayalım. Bir kaza oldu, trenin ön kompartımanında olanlar şu anda yaralı. Ama arkada oturanların kazadan sıyrık almadan yırtması masum olduklarını göstermez. Herkes aynı trende!

Telefon kayıtlarını okuduğunuzda size tanıdık geldi mi?
Hayır. Bizim zamanımızda ne bu kadar diplomasız menajerler futbol dünyasının içinde rahatlıkla gezebiliyordu ne de futbolcular bahis dünyasının etkisiyle bu kadar yozlaşmıştı. Bizim dönemde federasyonun kurullarında güçlü bazı kulüpler hakem atamalarına müdahale etmek suretiyle maç sonuçlarıyla oynamaya çalışırlardı.

Bu operasyonda hakem adı geçmediğine göre sizin dönemden bu yana onlar temizlendi?
Bence değil. Bugünkü telefon dinlemeleri hakem camiası için 15 senedir uygulanıyor. Hakemler çok önceden mercek altına alındığından daha dikkatlidir.

Aziz Yıldırım “Konuşursam herkes yanar, önce federasyon ve milli takım” demiş. Bu ne demek sizce?
Federasyon hakem atamalarında bazı telkinlere uyarak yapmaması gereken atamalar yapmış olabilir. Türkiye Futbol Federasyonu’nun milli maçlar için dönem dönem belaltı oynadığını, para gittiğini biliyorum.

Nereye gidiyor para?
Milli takım maç kazansın diye, rakip takımın belli birimlerine, o maçın hakemine para gönderildiğini biliyorum. En saygın federasyon başkanlarının döneminde bile bunlar vardı. Bunları bilen ve hâlâ futbol dünyasında olanlar niye konuşmuyor? Parayı verenler, para verildiği zaman milli takımın başında olanlar, teknik direktörler… Hepsi kafasını kuma gömdü.

Siz hiç hâkimlere ve savcılara bedava maç bileti gönderildiğine şahit oldunuz mu?
Bir büyük takım yöneticisi olarak başsavcıyla vesaire arayı iyi tutayım diye yemeklere de çağırırsınız, bilet de gönderirsiniz. Onlara sorsanız bunları kulübün menfaatleri için yaptığını söylerler. Bazen gerçekten öyledir, bazen de kendi ticari menfaatleri için kulubü kullanırlar. Sonuçta toplum kulüp yöneticisinden takımı başarılı yapması bekler. O yüzden şikeydi, hediyeydi, teşvikti, bunlar doğal karşılanır. Bunları yapmazsan “Sen yöneticilik yapamazsın” derler adama.

Bu operasyon Türk futbolunu temizler mi?
Üstü örtülmezse olabilir. Fakat herkesin konuşması lazım, benim size anlattığımın birkaç mislini hakem komitesinde görev yapmış birinden duyabilirsiniz. Ortada hakem yok, bir-iki tane dışında futbolcu yok. Nasıl oluyor şike, yöneticiler kendi aralarında mı yapıyor? Çok eksik bir operasyon. 20 senelik bir periyotta incelense Türk futbolu, şikeden dolayı suçlanmayacak adam kalmaz.
Read On

Televizyon Hacker'ı her an her yerde


Atilla Nuran, Facebook ve diğer internet sitelerinde binlerce hayranı olan bir şizofren. Ona "Televizyon Hackerı" deniyor.

"Televizyon Hacker'ı", Atilla Nuran, Kimdir ?

"Karısının Çeyizini Yiyen Adam", "Otto Bariç'e Taş Atan Adam" Atilla Nuran'ın lakapları arasında. Yeni lakabıyla hayli ilginç...

Ona, "Televizyon Hacker'ı" deniyor artık. Kadın programlarını arayıp dalga geçen ve kendisini rahatlatlatan Atilla Nuran'a bu lakabı sanal alemdeki hayranları  takmış. Bizlere Atilla Nuran'ı tanıtan kişi ise radyo programcısı Zeki Kayahan Coşkun. Matrax isimli radyo programına katılan Atilla Nuran'a senaryolar veren Zeki Kayahan Coşkun, böylece Atilla Nuran'ın kadın programlarıyla dalga geçmesi sağlıyor.
Read On

Tarkan İzmit'i fena kilitledi

FANTA Gençlik Festivali konser serisinin İzmit durağında yaklaşık 30 bin kişiye konser veren Tarkan’ın hayranları, Sekapark’ı doldurdu. Konser alanına giden yollar kilitlenirken, Tarkan, hayranları coştu.

Sekapark’taki konser, saat 21.30’da başladı. Tarkan’ı izlemek için İzmit’in yanı sıra çevre il ve ilçelerdeki hayranları da konsere akın etti. Konser alanını yaklaşık 30 bin kişi doldurdu. Sekapark’a giden yollar da saat 20.00’den itibaren kilitlendi. Araç park edecek yer kalmadı.

Kocaeli’nin Karamürsel İlçesi’nde doğup büyüyen Tarkan, 2 saat sahnede kaldı. Tarkan’ı yakından görmek isteyen hayranları çığlıklar atarken, getirdikleri posterlerle ve ona hayranlıklarını dile getirmeye çalıştı. Konser zaman zaman Tarkan’ın parçalarına tüm hayranlarının da katılmasıyla 30 bin kişilik koroya dönüştü. Konserin sonunda Tarkan Sekapark alanından güçlükle ayrılabildi.
Read On