Bekensir’i unuttu

Demet Akalın, önceki gün ilginç kıyafeti ve son günlerde sürekli birlikte gezdiği Elif Güvendik’le beraber İstinye’de objektiflere takıldı.
Ayrıldığı eski eşi ve eski sevgilisi Önder Bekensir’i tamamen unuttuğu gözlenen sanatçı, Bekensir’ın adının yazılı olduğu dövmeyi sildirdiğini söyledi. Akalın, yeni bir sevgilisi olup olmadığı şeklinde yöneltilen sorulara ise “Uffff” diyerek cevap verdi.
Read On

Tam beş saat sahnede kaldı

Geçtiğimiz yıllarda nostalji albümleriyle satış rekorları kıran Muazzez Ersoy, tam yedi yıl aradan sonra ilk kez bir konserle hayranlarının karşısına çıktı.
Oldukça heyecanlı olduğu görülen Ersoy, kendisini dinlemeye gelenlere, “Umarım yorganınızı yastığınızı getirmeyi unutmamışsınızdır” diyerek beş saat boyunca şarkı söyledi. Sahne için çok iyi hazırlandığı gözlenen sanatçı, tam üç farklı kıyafet giyerek dinleyicilerinden şarkılarının yanı sıra görselliğiyle de tam not aldı. 
Read On

5 haftada Mercedes hasılatı



Şarkıcı Sıla, yeni albümünün satış başarısı üzerine kendini ödüllendirdi.


DVD yayın haklarını satıp 225 bin dolara otomobil alan Cem Yılmaz’dan sonra bir garaj operasyonu da şarkıcı Sıla’dan... Akşam'ın haberine göre müzik piyasası ‘Albüm satamıyoruz’ diye kan ağlarken, genç popçu 5 haftada 90 binlik satış rakamını yakaladı. Albüm kazancını otomobile yatıran Sıla, 2011 model Mercedes Vito aldı. Bar, döşeme, ses-görüntü sistemine yapılan lüks harcama, neredeyse etiket fiyatını geçti.
Read On

Beşiktaş'ın ikoncanları

Beşiktaş'ın yeni transferi Portekizli Fernandes ile Quaresma önceki gün İstinye Park'ta boynundaki kürkleriyle dikkat çekti.
Bu kışın en gözde aksesuvarlarından olan 'Snood' modasını bir adım ileri taşıyan Fernandes'i , Hermes marka kürk boyunluğu, iddialı güneş gözlükleri ve cebinin kenarından sallanan oyuncağıyla görenler, "Beşiktaş ikoncan transfer etmiş" dedi. 
Read On

Zuhal de hamile mi?

Geçen yaz Sapanca’da dillere destan bir düğünle işadamı Ali Özbir ile evlenen izdivaç programının sunucusu Esra Erol’dan sonra, en büyük rakibi Zuhal Topal’ın da hamile olduğu konuşuluyor.

Geçen sezon çocuk yapmak için ‘Şukufe’ rolünü canlandırdığı “Geniş Aile” dizisinden ayrılan Topal’ın hamileliğini şimdilik gizli tuttuğu belirtiliyor. Müzisyen eşi Korhan Saygıner ile geçtiğimiz günlerde görüntülenen Topal, “Bebek sahibi olmayı çok istiyoruz” diyerek dikkatleri üzerine çekmişti.
Read On

Cem Yılmaz'ı işinden ederim

Metin Şentürk, ünlü komedyen Cem Yılmaz'a öyle bir taş attı ki.
Görme engelli şarkıcı Metin Şentürk, önceki akşam Arnavutköy'deki Eftalya Restaurant'da eşi Fulya Şentürk ile yemek yedi. Şentürk, gazetecilerin "Komedi filmlerinden teklif alıyormusunuz?' sorusuna şu yanıtı verdi: "Teklif çok ama para veren yok. Zaten stand up yapmaya kalkarsam Cem Yılmaz işinden olur!"
Read On

Kütür kütür olsam yine veririm


İşte Sayan'ın "ihtarname" çektiği programda söyledikleri..

Geçtiğimiz günlerde bant olarak çekilen programın ardından Seda Sayan, TRT Haber’e çektiği ihtarname ile ve “eski aşkları ile ilgili soruların olduğu bölümün yayınlanmasını istemiyor” şeklinde çıkan haberlerle gündeme gelmişti. Aslında Seda Sayan, “kişilik haklarını zedelediği” gerekçesiyle programın bir bölümünün değil, tümünün yayınlanmamasını talep etmişti. Seda Sayan’ın bu talebi, TRT yönetimi tarafından kabul edilmedi. Ancak program yayına hazırlanırken Akman’ın sorularından bir bölümü banttan çıkartıldı. Bu haliyle yayınlanan programdan akılda kalan açıklamalar şöyle:
“Seda Sayan ismini nüfusuma geçirmeyi düşünmedim”
Asıl adı ‘Aysel Gürsaçer’ olan Seda Sayan, sahne adını nüfus kağıdına geçirmeyi asla düşünmediğini kaydederek “Çünkü ben Aysel’im. Adımı değiştirseydim babam buna çok üzülürdü” dedi. Akman’ın gerçek yaşını sorduğu Sayan, 31.12.1965 tarihinde doğduğunu ancak sahneye çıkabilmek için geçmişte yaşını büyüttüğünü, bu nedenle nüfus kağıdında 1959 doğumlu göründüğünü belirtti.

Seda Sayan’ın yanında durduğu erkekler…
Nuriye Akman, Seda Sayan’a her yıl “en güvenilir ünlü” seçildiğini hatırlatarak bu sıfatı koruyabilme adına, yanında durduğu erkeklere dikkat edip etmediğini sordu. Sayan, bu soruya cevap verirken hayatında kimsenin canını yakmamaya,   kimsenin ailesine mutsuzluk vermemeye çalıştığını ve hayatına girecek adamın bekar olmasına özen gösterdiğini söyledi. Mahalle kültürüyle yetiştiğini belirten Sayan, “Bizim mahallede bir arkadaşımız biri ile bakışıyorsa bu bizim için önemliydi.  ‘Onlar bakışıyor’ kültürü ile yetiştim ben.  Kimseye maddi manevi zarar vermedim.  Hayatımdaki erkeklere ya da arkadaşlarıma nasıl faydalı olabilirim diye baktım. Zarar görmemeye dikkat ederim” diye konuştu.

“6 kere evlendiğimi halk bilmiyor!”
Akılda Kalan’da Seda Sayan, eski evlilikleri de gündeme geldi.  “6 kere evlendiğimi medya biliyor, halk bilmiyor” diyen Sayan, şöyle devam etti:
“Halk hala kaç kere evlendi bu kadın demiyor. Medya biliyor. Çünkü kimse ile alakam yok benim. Çok düzgün yaşıyorum.  Bir gece kulübüne bir erkekle girip, başka bir erkekle çıkanlar var. Bugün beraber olup, yarın bırakanlar var. Ben ne yapıyorum, çok düzgün yaşıyorum.  Dini nikâhlı da değil. Benim hem dini nikâhım hem resmi nikâhım birlikte olmuştur.  Bu yüzden haberler çıktığı için çok da savcı karşısına çıktım. Böyle bir şeyin olmadığını anlatmak için. Bittikten sonra kimsenin ismini asla kullanmıyorum”.
Seda Sayan, Nuriye Akman’ın “Görünüşe göre onları boşayan hep siz oluyorsunuz. Terk edilme korkusuna karşı bir erken önlem alma mıdır bu? Yoksa evlilik kurumu içinde en küçük bir hatayı affedemeyen bir yapınız mı var?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:
“Küçük bir hata değil. Benim yapımdaki bir kadın en küçük hata ile arkasını dönecek gidecek bir yapıda olamaz. O birikim vardır. Bu bana has bir durum değil. Tüm kadınlarda vardır.  Terk edilebilirim de… Bilemem ahkâm kesmeyeyim. Terk edebilirim.  Mühim olan idame ettirebilmek. Keşke ettirebilse insan…”.

Eski kocalar albümü…
Akman, Sayan’ın yaptığı altı evliliğinin sürelerine değinerek “Bazıları bir yıl, bazıları 4 ay sürmüş” deyince Sayan “Belki resmi olan taraf dört ayda bitmiştir. Onun öncesi vardır ki 4 ay bile çok kısa bir süre olmamasına rağmen 4 aylık ilişkim yoktur benim” cevabını verdi.

Sayan, “Eski kocalar albümüne baktığınız zaman, ben niye ben hep yanlış adamı seçiyorum diye bir duygunuz mu oluyor, yoksa helal olsun bana hepsini de sevdim duygusu mu?” şeklindeki sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

“Ben pek böyle şeylerle ilgili konuşmaktan hoşlanmıyorum. Belki evliliklerim konuşuldu ama. Ayrılıklarım konuşulmaz benim. İlk defa sizinle konuşuyorum.  Ayrıldıktan sonra konuşmam. Allah herkesin yolunu açık etsin. Bitti gitti. Önüme bakarım. Hayatım boyunca öyle yaptım. Şimdi oturup konuşulacak şeyler değil”.

“Dövmemi gösteremem çünkü Oğulcan’a ayıp olur” 
 Programda Sayan’ın koluna yaptırdığı  “Atilla The End” dövmesi de gündeme geldi. Sayan kolunu açmasını isteyen Akman’a  “Dövmemi gösteremem çünkü Oğulcan’a çok ayıp edeceğim, oğluma yasakladığım bir şeyi kendim yaptırdım. Onu kandırıyordum” dedi.
Atilla Altay ile ilişkisi hakkında “Daha önce çok büyük sözler söyledim, olmadı, yürümedi ilişkilerim.  Daha uzun sürsün ve daha  iyi olsun diye bu sefer temkinli gidiyorum” diyen Sayan “The End” dövmesinin anlamını ise “özelimiz “ diyerek açıklamamayı tercih etti.

“Las Vegas’da evlenmedim”

 Programda, Las Vegas’da evlendiğini reddeden Seda Sayan, Las Vegas’a  her yıl gittiğini söyledi. Sayan, kumardan anlamadığını herkesin bildiğini hatırlatarak Las Vegas’a dünyanın en güzel şovlarını ve müzikallerini izlemek için gittiğini belirtti.

“Erotik pozlarımdan hiç utanmadım. Genç olsam yine veririm”
Seda Sayan, Akılda Kalan’da bugüne kadar güzelliğini hiç kullanmadığını iddia etti. “Babam beni erkek gibi yetiştirdi ve kendimi bu sayede korumayı bildim. Hep güzelliğimden bahsedilirdi. Ben güzelliğini kullanan biri olmadım” diyen Sayan, her zaman işine odaklı yaşadığını ve hiçbir zaman istemediği bir şeyi yaşamadığını söyledi.
Sayan,   Akman’ın  “geçmişteki erotik pozlarınızdan utandınız mı?” şeklindeki sorusunu yanıtlarken, “Hiçbir zaman utanmadım.  Bu tür pozlar Fatma Girik’in de var. Türkan Şoray’ın da” diyerek dönemin kurallarının bunu gerektirdiğini belirtti. Sayan’ın, güzelliğini hiç kullanmadığını vurguladıktan sonra “Belki o yaşta olsam- o kütür kütürlükte… Belki erotik pozlar verirdim” sözleri dikkat çekti.

“Bülent Ersoy benden bir şey istemedi”
Seda Sayan, Bülent Ersoy’un kendi programına çıkmak için hiçbir hediye istemediğini kaydederek bu konuda çıkan haberlere açıklık getirdi.  “Ayrıca isteği varsa da helal olsun, istesin yakışır. O bir duayen” diyen Sayan, ünlülerin programlara çıkmadan çeşitli taleplerinin olmasına karşı olmadığını belirtti.

Rakiplerine taş attı
Seda Sayan Akılda Kalan’da isim vermeden, yardım toplayarak okul yaptıran bazı kişilere de taş attı. “Yardım yapıyorum deyip oradan buradan para toplayarak sonra da adlarına okul yaptırıyorlar” diyen Sayan sözlerine şöyle devam etti:
 “Çok programlı bir lise yaptırdım. Gidin bir onu çekin, Tokat’ta birçok aile, benim adım ve annemin adı yazıyor diye kızlarını liseye gönderdiler.   Bundan büyük maneviyat olur mu? Yardımımı da cebime göre yapıyorum”
Kavga Başbakana yakışıyor, Kemal Kılıçdaroğlu’na yakışmıyor Seda Sayan, ilk defa Başbakanla ilgili düşüncelerini açıkladı ve programdan Kemal Kılıçdaroğlu’na bazı mesajlar gönderdi. Sayan, “Kılıçdaroğlu’nu beğeniyorum. Ama biraz daha bazı şeylere dikkat etse. Bazı kavgaları ve tartışmaları ona yakışmıyor. Başbakanımıza yakışıyor. Kılıçdaroğlu’na yakışmıyor. Başbakan’ın masaya vurmasını, Başbakan’a daha çok yakıştırıyorum. Kasımpaşalılığından mı bilmiyorum” dedi.  Sayan’ın şu sözleri  de dikkat çekti: “Başbakanımız da böyle. Onun gibi olmak yerine, kendi gibi olsun herkes. O masaya vuran. Öyle bir başbakan”

“Ak Parti, bu seçimi açık ara alır”
Seda Sayan, bu seneki seçimlerle ilgili tahminlerini de açıkladı. Sayan, “Hiçbir zaman bir partiyle ilgili konuşmadım.  İlk defa sizin karşınızda, Ak Parti açık ara bu seçimi alır diyorum”  dedi.
Hangi partiye oy vereceğini açıklamak istemeyen Sayan, “Başbakanımızın büyük bir sempatizanıyım. Kendisine de defalarca söylemişimdir. Yapmak istediklerini beğeniyorum” dedi.  Sayan, Türkiye’nin ekonomik krizleri rahat atlatmasını da Başbakan’ın ve kabinenin izlediği politikanın başarısına bağladı. Bir dönem siyasete gireceği ile ilgili söylentilere de açıklık getiren Sayan, siyaset yapamayacağını çünkü taraf olmamasını gerektiğini belirtti.

Kabinede kim hangi takımı tutuyorsa, o formayı giysin…
Siyasetçiler ve siyasetle ilgili düşüncelerini ilk defa Nuriye Akman’la paylaşan Seda Sayan, hükümeti ve kabineyi beğendiğini belirtti. Türk halkının hükümeti ve kabineyi tanımamasından da rahatsız olduğunu söyleyen Sayan, “Halk bir tek Başbakanımızı tanıyor. Halk, Bursaspor’un, Trabzonspor’un, Fenerbahçe’nin, Beşiktaş’ın, Galatasaray’ın başkanlarını tanıyor. Halk, kabineyi  tanımıyor. Ben de dedim ki espriyle kabinede kim hangi takımı tutuyorsa, formasını giysin kardeşim. Bu halk sizi öyle tanısın. Çünkü Başbakanımız Fenerbahçeli ve onu çok iyi tanıyorlar ” dedi.

“Çok sevdiğim bakanlar var”
Çok sevdiği ve görüştüğü bakanlar olduğunu söyleyen Sayan, “Abdülkadir Aksu’yu ve Hüseyin Çelik’i çok seviyorum. Hüseyin Çelik çok insancıl, çok samimi, çok kucak açan, çok babacan. Abdülkadir Aksu da öyle. Beşir Atalay’ı da seviyorum” dedi. Sayan,   bu hükümette bir şey var. Bir sarma ve koruma.  Farkında mısınız onun?” diyerek hükümetten duyduğu memnuniyeti de ifade etti.

“41 Kişiyi Umre’ye gönderdim”
Umreden döndüğünden beri gidemeyenlere destek olduğunu belirten Sayan, 41 kişiyi umreye gönderdiğini açıkladı. Sayan, “Umre için başvurup da sırası geldiğinde, gidemeyenlerin her türlü ihtiyacını karşılayarak Umre’ye gönderdim. Çünkü bu benim ilk dileğimdi. Kabe ile karşı karşıya geldiğimde ilk dileğim, Allahım bana nasip ettin. Benim de birilerini Kabe’ye yollamamı nasip et” dedi.
Programdan umre ziyaretini erteleyenlere seslenen Sayan, “Geldikten sonra bütün büyüklerimize seslendim. Gençken gidin dedim. Ben geç bile kalmışım. Buradan da söylüyorum.  Sakın ertelemeyin, gidin. Ben boşuna ertelemişim” dedi. Seda Sayan, programda annesi, ablası ve oğlu ile birlikte hacca gitmek için dua ettiğini de söyledi
elten bir evlilik yapmak isteyen ve dolayısıyla zengin koca amacıyla yapılan bazı davranışlar her kesimin kadınları arasında görülebiliyor.
Read On

DVD'nin sırrı ortaya çıktı

225 BİN DOLAR ÖDEDİ
Otomobillere merakıyla tanınan Cem Yılmaz, kısa süre önce koleksiyonuna bir parça daha ekledi. Ve 225 bin dolar değerindeki Nissan GT-R model yeni aracıyla ilk kez geçtiğimiz günlerde Nişantaşı’nda objektiflere yansıdı. Hürriyet'in haberine göre, ünlü komedyenin bu aracı DVD satışından elde ettiği gelirle aldığı öğrenildi.

ÜÇ DVD BİR TANITIM FİLMİ
Yılmaz, daha önce hiçbir ulusal kanalda yayınlanmayan “Bir Tat Bir Doku”, “CMYLMZ” ve “Soru Cevap 2010” gösterilerinin DVD’lerini yaklaşık 500 bin dolar karşılığında TNT’ye sattı. Ayrıca haftada bir “Cem Yılmaz” günü yapacak olan kanal için bir de tanıtım filmi çekti. Ve bu alışverişten kazandığı parayla aldığı otomobiline özel “DVD” plakası taktırdı.        
Read On

Evlilik sorusu kızdırdı

Hanımın Çiftliği dizisinde ‘Güllü’ karakterini canlandıran Özgü Namal, önceki gün sevgilisi Başar Savur ile alışverişteydi.
Basın mensuplarıyla ayaküstü sohbet edip şakalaşan Namal, “Ne zaman evleneceksiniz?” sorusuna ise tepki gösterdi. Namal, soruya “Yapmayın Allah aşkına. Lütfen sormayın artık” diyerek sitem dolu bir cevap verdi. 
Read On

Aşk yeniden alevlendi


Zafer Ergin, eşi Binnaz'ın "Bu kadın hayatımıza asalak gibi yapıştı" dediği Neslihan Yavuzcan'ın gönlünü almış... İkili aşklarına yeniden başlamış


Eski manken Neslihan Yavuzcan ile oyuncu Zafer Ergin'in yılan hikayesine dönen aşkı yeniden başladı. Sabah'ıhn haberine göre, bugüne dek birçok kez birlikte yakalanan ancak ilişkilerini hep inkar eden ikili, geçtiğimiz ay Ortaköy'de el ele görüntülenmişti.

EVLERİ AYIRDILAR
Ergin'in 25 yıllık eşi tiyatrocu Binnaz Ergin de Yavuzcan'ı kastederek olaya şöyle tepki göstermişti: "İnsan kendinden utanır, 'Hata ediyorum' der, vazgeçer. Ama bu tip kadınlar insanların hayatına asalak gibi yapışıp, oradan besleniyorlar. Bu kadın da bizim hayatımıza yapıştı!" İddialara göre; Zafer Ergin, 'asalak' sözüne çok üzülen Neslihan Yavuzcan'ın gönlünü almış ve ikili ilişkilerine kaldıkları yerden devam etmeye başlamış. Zafer Ergin'in bir süredir eşi Binnaz Hanım'la aynı evde yaşamadığı ve ayrılmak istediği söyleniyor.
Read On

Sevgilisine koruma tuttu

Galatasaray'ın sakat kaptanı Arda Turan, sevgilisine yapılan sözlü tacizlerden bıkınca oyuncuya koruma tutmaya karar verdi.
Güzel oyuncu Sinem Kobal'la birlikte olduğu günden beri ilişkisiyle gündemden düşmeyen Arda Turan, çileden çıktı. Saklambaç'ın haberine göre; geçtiğimiz günlerde kendisine soru soran basına "Salak salak konuşmayın" diyerek öfkesine hakim olamayan Arda'yı kızdıran şey ise oyuncu sevgilisine sürekli yapılan tacizlerdi.
BIKIP USANDI!
Beşiktaş ve Galatasaray taraftarları tarafından defalarca sözlü tacize uğrayan Sinem Kobal, bu tepkiden bıktı. Sevgilisinin daha fazla üzülmesini istemeyen 23 yaşındaki futbolcu ise Sinem Kobal'a koruma tutmak için kolları sıvadı. Sinem'in koruması, Arda olmadığı her an genç oyuncunun yanında olacak.
Read On

Onu ancak ölüm durdurur

Meryem Uzerli sadece üç aydır Türkiye’de fakat canlandırdığı karakter sayesinde ülkenin en çok konuşulan, tartışılan isimlerden biri. Neden mi? Osmanlı tarihinin en iddialı kadınlarından Hürrem Sultan, her hafta onunla yeniden can buluyor çünkü! Bana da “Muhteşem Yüzyıl” fırtınasının estiği şu günlerde Hürrem Sultan’la biraz hasbıhal etme görevi düştü.

Read On

Deniz Uğur'un kuzucukları

"Adını Feriha Koydum" isimli dizide zengin ama mutsuz bir kadını canlandırmaya başlayan Deniz Uğur, özel hayatında ise çocuklarıyla mutluluk pozları verdi.
Uğur, oğlu Engin Deniz ve Reha Muhtar'la birlikteliğinden dünyaya gelen ikizleri Mina ve Poyraz'la çekilen fotoğraflarını Facebook'ta paylaştı. 
Read On

En seksi kadın kırmızı halıda

Real Madrid'in yıldız futbolcusu Cristiano Ronaldo'yla birlikte olmaya başladıktan sonra kısa sürede şöhretini artıran Rus model Irin Shayk, son olarak DT dergisi tarafından dünyanın en seksi kadını seçildi. 4 Şubat'ta İstanbul Fashion Week kapsamında gerçekleştirilecek Damat&Tween defilesinde sahneye çıkacak olan Shayk, dün New York'ta katıldığı Macy’s Launch Party'de yine tüm bakışları üzerine toplamayı başardı.
Read On

Aile fotoğrafına sansür

Kanadalı yapımcı eşi David Furnish (48) ile taşıcıyı anneye verdikleri 1 milyon dolar karşılığında baba olan ünlü şarkıcı Elton John (65), “ailece” US Weekly Dergisi’ne kapak olmuştu.
Ancak Amerika’nın Arkansas Eyaleti’nde Harp Gıda Marketleri müşterilerinden gelen şikâyetler üzerine derginin kapağındaki fotoğrafa sansür uyguladı. Derginin kapağı “Genç Harps müşterilerini korumak için aile kalkanı” yazısıyla kapatıldı. Ancak bu sansür eşcinsel derneklerinin büyük tepkisine neden oldu. 
Read On

Çekime tam 17 hayvanla geldi

Barack Obama’dan Amy Winehouse’a; Leonardo Di Caprio’dan Lindsay Lohan’a kadar pek çok ünlünün fotoğraflarını çeken Terry Richardson’a poz veren Hilton, çekime ikisi gelincik, 15’i köpek 17 evcil hayvanıyla geldi. Seksi güzel çifte nazar boncuklu atletiyle dikkat çekti.
Read On

Eğitime katkı için fotoğraf çekecek

Eğitime katkı sağlamayı amaçlayan proje kapsamında Bayülgen, mutlu yüzleri fotoğraflayacak ve bu fotoğraflar, kitap ayracı, teşekkür kartı, takvime dönüştürülerek, elde edilen gelir çocukların eğitimine katkı sağlamak için kullanılacak. Özsüt markasının ‘sevgi ve mutluluk’ kavramlarını temel alan ‘Okan Bayülgen’in objektifinden Özsüt’ isimli kurumsal sosyal sorumluluk projesinin ilk lansmanı 14 Şubat tarihinde yapılacak.
Read On

Yılın skandal frikiği

Ünlü oyuncu Alicia Arden öyle bir elbise giydi ki, frikik kendiliğinden geldi






Read On

El ele albüm çıkarması

Ebru Gündeş, 11 Şubat'ta çıkaracağı yeni albümü öncesi eşi Reza Zarrab'la Etiler'de yemek yedi.
İkili, yemek sonrası restorandan çıkarken el ele mutluluk pozları verdi. Gazetecilerin "Reza Bey bu albümünüzde size şarkı yazdı mı?" sorusuna Gündeş, "Çok şarkılar yazdı ama bu sefer bana kızdığı için şarkı vermedi" dedi.



Read On

Recep İvedik, Polat Alemdar’dan daha mı tehlikeli?

Soru ne yazık ki bu kadar basit. Çok daha derinlikli, uzun uzun durduğum yeri anlatmak zorunda kaldığım sofistike bir yazı yazmak isterdim ama soru da cevabı da bize göre gayet net. Ancak Kültür Bakanlığı öyle düşünmüyor. İnsanları güldürmek için çekilen ve bunu da çok iyi başardığını her versiyonunda sinema salonlarını dolduran milyonlarca insandan anladığımız Recep İvedik, Kültür Bakanlığı’na göre Polat Alemdar isimli eli silahlı, kendini devletin üzerinde gören, canı kaç kişiyi öldürmek isterse rakamdan tam emin olmadan tetiğe yüklenen kahramandan daha tehlikeli. Çünkü Polat Alemdar’ın filmi 13 ve üzeri izleyici için izin almış. Oysa Recep İvedik 2 vizyona girdiğinde günlerce tartışılmıştı ve Ertuğrul Günay 7 yaş sınırı ile giren Recep İvedik 2’nin sınırını 13’e çıkarttırmış. Ancak bununla tatmin olmamış ve yaş sınırının 18’e yükseltilmesi gerektiği yönünde ısrarlı açıklamalar yapmıştı. Kocaman göbeğini hoplata hoplata komik durumlar yaratan İvedik, görünüşe göre Polat Alemdar’dan daha tehlikeli. Ama bu hakikaten çok ironik. Ve ülkemizde net bir doğru olmadığının ispatı bu durum. Almanya’da 18 yaş sınırı ile yayınlanacak olan ve izleyenlerin “Filistin’de bile bu kadar adam ölmemiştir” dediği, başrolünde oynayan oyuncunun filmi “İsrail’e özür dilettik” şeklinde ilginç bir gerçeklik algısı saptırmasıyla anlattığı film 13 yaş üstü çocuklara açık. Filmlere konulan bu kısıtlamalar çocukları cinsellikten, galiz küfürlerden ve en önemlisi şiddetten korumak için konuluyor. Şiddeti fragmandan taşan ve insanların manevi duygularını kullanarak gişe yapmak konusunda hiçbir sınır tanımayan filmden çocuklarımızı korumayacaksak 18-24 yaşına gelmiş yetişkinleri niye yasaklara boğuyoruz anlamam imkânsız...
Read On

Ayşegül’ün sırrı rekora gidiyor

“Küçük Sırlar” dizisinin geçtiğimiz hafta açılan www.kucuksirlarim.com adlı blogu, büyük ilgi gördü

Dizinin yeni bölümleri yayınlanmadan önce izleyicilere Ayşegül karakterinin ağzından ipuçları veren köşe yazıları, 3 günde 50 bin kişi tarafından tıklandı. Ziyaretçilerin ilgisi, karakteri canlandıran Merve Boluğur’u da sevindirdi: “Bu kadar yoğun bir ilginin olmasından dolayı mutluyum. Belki ilerleyen zamanlarda Ayşegül’ün takipçilerine bazı sürprizleri olabilir.”          
Read On

Gel barışalım artık

Evinin kapılarını Star TV’nin “Süper Starlife” ekibine açan Kayahan, buluşmada eski dostu Nilüfer’e bir kez daha barış mesajı gönderdi.


Artık küskünlüğe son vermek istediğini söyleyen sanatçı, “Bizim Nilüfer’le sadece müzik işbirliği değil farklı bir arkadaşlığımız vardı. Onu özlüyoruz. Çalışma kısmı artık bizden çıkmıştır, ama insan olarak barışmakta fayda var” dedi.

Kayahan, bir dönem konserlerinde şarkılarını söylememesi için dava açtığı Nilüfer’e şarkı yasağı getirmediğini de ileri sürdü: “Nilüfer’e şarkılar yasak değildi, bu bir safsata. Sadece gelip izin alması gerekiyordu, almadı. Ona gitmek, çocuğunu alıp onun bize gelmesi, şarkı yazmaktan daha büyük bir zenginlik. Barışalım diyorum. Halk öyle istiyor. Barışmamak için de bir neden yok. Ama Nilüfer galiba Türkiye’de değil, henüz bana dönmedi.”                 

Read On

Paris’te görsel şölen

Paris Haute Couture Moda Haftası bir kez daha devlerin gövde gösterisine dönüştü, ihtişamlı tasarımlar birbiriyle yarıştı. Pastel tonların hakim olduğu 2011 ilkbahar-yaz koleksiyonlarında, bir yandan romantizm rüzgarları eserken diğer yandan 21. yüzyıl kadınının farklılık ihtiyacına cevap veren futuristik tasarımlar göze çarptı.


2011 ilkbahar-yaz couture koleksiyonları, Paris’te sergilendi. Organizasyon kapsamında düzenlenen defilelerde dikkat çeken nokta, lüks kavramının minimal ve romantik çizgilerde hayat bulduğuydu.

Pastel tonlardaki bahar çiçekleriyle bezenmiş abiyeler, Giorgio Armani’nin ikonik kesik huni biçimindeki sıvama işlemeli tasarımları, Riccardo Tisci’nin kuş kanatlarını anımsatan ve Japon esintileri taşıyan gözalıcı egzotik koleksiyonu, akıllarda kalan en hoş ve değişik görüntülerdi.

Bunlar, aynı zamanda couture koleksiyonlarında farklılık arayışının bir işaretiydi... 

ROMANTİZM  YİNE BAŞROLDE   
2011 ilkbahar-yaz koleksiyonlarında sıkça altı çizilen romantik detaylar, couture koleksiyonlarda da kendini hissettirdi. Özellikle Elie Saab’ın sıvama bahar çiçekleriyle hazırlanan abiyeleri, Karl Lagerfeld’in toz pembesi volanlı şifon etekleri, Valentino’nun kreatif direktörleri Pier Paolo Piccioli ve Maria Grazia Chiuri’nin şifon, tül ve dantellerle süslenmiş pastel renklerdeki koleksiyonları son derece masum, bir o kadar da gözalıcıydı...

ONUN KIYAFETLERİ BAŞKA GEZEGENDEN

“Onun kıyafetleri başka gezegenden geliyor...” İşte herkese bunu dedirten kişi Giorgio Armani’nin ta kendisiydi. Paris’te sunulan koleksiyonlar arasında en farklı ve hayal gücünü en çok zorlayan koleksiyon onunkiydi.

Metalik baskılı ipek kumaşlarla hazırladığı tasarımlar, 21. yüzyıl kadınının farklılığa olan açlığını bastıracak cinstendi.
Ayrıca kadın bedenini ikiye bölerek hazırladı huni elbiseler hem eğlence hem de lüksün aynı karede buluşturuyordu.
En konforlu 14 şubat alışverişi  
Hiç rahatsız edilmeden, oturduğunuz yerden Sevgililer Günü alışverişi yapmanın keyfine varmak için hemen www.monotrend.comadresine tıklayın ve elbise, bluz, ceket, palto, pantolondan oluşan yüzlerce son moda orijinal ürün arasından seçiminizi yapın. Seçtiğiniz ürün ücretsiz olarak evinize ulaştırılırken, size de geriye sevgilinizle geçireceğiniz romantik dakikalara odaklanmak kalsın. Monotrend.com, ıtalyan giyim markası Siste’s ve Motel ile Amerikan giyim markası Miss Me ürünlerini, en yeni model seçenekleri ve geniş satın alma alternatifleriyle, üstelik yüzde 50 indirimli olarak beğeninize sunuyor.
İstanbul Fashion Week başlıyor  
İstanbul’un en büyük moda etkinliği ıstanbul Fashion Week, 3-6 şubat tarihleri arasında Santralistanbul’da gerçekleşecek. Sergilenecek defilelerde, markalar ve tasarımcılar Sonbahar/Kış 2012 koleksiyonlarını tanıtacak. Dokuz tasarımcının solo defile düzenlediği ve üç karma defilenin yer aldığı organizasyonda, toplam 18 tasarımcı ve 9 markanın katılımıyla, dört günde tam 21 defile gerçekleştirilecek. Ayrıca Arzu Kaprol 2011-2012 kış koleksiyonu, Kuruçeşme Arzu Kaprol Couture Showroom’unda konsept sunum olarak tanıtılacak.
Olivier Theyskens süprizlerle geliyor     

Nina Ricci ve Rochas gibi büyük markaların kreatif direktörlüğünü yapmış dünyaca ünlü tasarımcı Olivier Theyskens, Theyskens’ Theory koleksiyonuyla modaseverlerle buluşuyor. Fiyatları 90 ile 1150 dolar arasında değişen ve 3 şubat’ta vitrinlerde yerini alacak olan koleksiyonda, seksi straplezler, sezonun gözdeleri mini elbiseler, yırtık bluz ve ipek pantolonlar yer alıyor.
Read On

Sezen cepte

Sezen Aksu ve eserleri hakkındaki güncel bilgileri, yeni haberleri içeren Sezen Aksu iPhone uygulaması tamamlandı.


 App Store’da satışa sunulan uygulama sayesinde kullanıcılar sanatçının eserlerine, konser programlarına, özel projeleri ve albümleri hakkındaki bilgilere iPhone telefonları aracılığıyla anında ulaşabilecek.         
Read On

Köşkteyken kapıcı dairesine düştüm

Geçtiğimiz sezonun soğuk ve şımarık Nihal’inin köşk hayatının bittiğini öğrendim. Duydum ki artık kapıcı dairesinde yaşamaya başlamış. Neler olduğunu merak ettim ve Hazal Kaya’dan son durumu öğrendim.
Sizi çok soğuk ve mesafeli buluyordum ama sohbetimiz sırasında hiç de öyle olmadığınızı fark ettim. Böyle görünmek sizin savunma mekanizmanız mı?

- “Aşk-ı Memnu”daki Nihal öyle bir kızdı. Bu şekilde anılmam da hep Nihal yüzünden aslında. Nihal soğuktu çünkü öncelikleri farklıydı. Önceliği ailesi ve o evdi. Annesi yoktu. Evin annesi Nihal’di her şeyden önce. Dolayısıyla onun soğuk bir tavrı vardı hep. Ama o rolden dolayı sanki ben soğuk ve şımarıkmışım gibi algılandım. Normalde tabii benim de kendimi koruma yöntemlerim vardır ama soğuk tavır değildir bu. Mesafeli tavırdır. 

Yıllarca bir Ziyagil olup, köşklerde yaşadıktan sonra şimdi “Adını Feriha Koydum”da kapıcının kızı olmak nasıl bir duygu geçişi yaşatır insana?

- İkisi de ayrı benim için. Altı ay var “Aşk-ı Memnu” ile “Adını Feriha Koydum” arasında. O altı ay süresince yaptığım gözlemlerden ufak ufak parçalar seçip Feriha’ya koymaya çalıştım. Ne kadar becerdim tabii, bunun yorumu bana düşmez.

Nihal’i çıkarıp, Feriha’yı giymek kolay oldu mu?

- Tabii bir ilişkiniz oluyor karakterle. Onu anlamak, kendince haklı çıkarmak ve her şeyini bilmek zorundasınız. Dolayısıyla bu sefer yeni bir kızcağızla tanışıyor hissi oluştu bende.

ZİYAGİL OLMAKTAN KURTULMALIYDIM

Peki nasıl gidiyor Feriha’yla ilişki?


- Çok seviyorum onu. Üzülüyorum arada ama haklı buluyorum bir yandan. Nihal’i de çok haklı bulurdum. ınanmak zorundayım her şeyden önce. Feriha zaten bildiğimiz biri aslında. Kapıdan çıktın mı sağına, soluna baktığında görebileceğin biri.

Farkında mısınız, Beren Saat’le zengin bir ailenin iki ferdini canlandırıyordunuz. şimdi ise ikiniz de rol aldığınız projelerde dar gelirli insanları oynuyorsunuz.

- Biz de konuştuk onu; “Bak görüyor musun neler geldi başımıza” diye. Beren’in de zaten Fatmagül’le yakaladığı başarı ortada. Ama ben kendi adıma “Ziyagil olmaktan bir çıkmalıyım” diye düşündüm.

İlk okuduğunuzda “fakir kız, zengin oğlan” durumu yüzünden bunun klişe bir senaryo olduğunu düşündünüz mü?

- Tabii senaryo çok önemli. Ama ondan önce Vahide Gördüm, Metin Çekmez gibi isimlerle oynamak vardı. Vahide Gördüm’le ortak sahnemin olması, Metin Çekmez’den sette öğreneceğim ufacık bir şey, Deniz Uğur’dan dinleyeceğim bir kelime o kadar önemli ki benim için. Benim en çok dikkat ettiğim şey, kiminle oynayacağım. Evet klişe, çünkü Yeşilçam’da defalarca işlenmiş bir konu. Ama hikayenin gerçekliğini değiştirmiyor. Dolayısıyla hiç öyle bir tereddüdüm olmadı. Feriha’yı çok sevdim. Onun gelgitleri, kendi kendinin içinden çıkamaması, kendini tanıdığında geçirdiği kişilik bunalımları... Evet, sevdim bu kızı ben.

Zengin-fakir aşkı sadece filmlerde mi yaşanır sizce?

- Hiçbir fikrim yok. Hayat bu, asla bilemezsiniz. Hayatta neler oluyor, bu niye olmasın! Önemli olan mutlu olmak.

BEN SETLERDE BÜYÜDÜM SEYİRCİ İZLEDİ

“Genco”dan bugüne ergenlikten genç bir kadına dönüştünüz... Geçen zamanı düşününce siz neler hissediyorsunuz?


- Çok komik aslında. “Genco” zamanındaki fotoğraflara baktığımda, “ne kadar küçükmüşüm” diyorum. Ben setlerde büyüdüm. Seyirci de büyümemi izledi. Ama işimi çok seviyorum. Biri gelsin yüzüme pudra sürsün, rol yapayım, arkadaşlarımla bir sahnenin üzerine çalışalım; bunlar çok heyecan verici şeyler.

Yaşıtlarınızla sohbet etmek yetiyor mu size? Yoksa çevreniz değişti mi?

- Ben hâlâ lise arkadaşlarımla görüşürüm. Bir grubumuz var ve bir şey yapıyorsak hep birlikte yaparız. Oradan hiç kopmadım. O yüzden ben yaşıtlarımla konuşamıyorum diye bir şey yok. Ama tabii dertler farklı oluyor. Orada da karşılıklı anlayış ve hoşgörü gerekiyor.

HAFTADA BİR GÜN TANGO YAPIYORUM

“Behzat Ç.”de bir bölüm oynadınız ama her bölümde adınız geçiyor, hâlâ siz varsınız... 


- Çok hoşuma gidiyor bu benim. Ben Behzat komiserin, kızını sahiplenişine hayran olmuştum. O yüzden öyle bir projede, sadece bir bölüm bile olsa yer almak çok heyecan vericiydi. Bu eğitim konusunda da böyle; “Yaptım oldu” demek gibi bir lüks yok hayatta. Ama onun yanı sıra ben nereden kendime fayda sağlayabilirimi arıyorum. Mesela üç-dört gün bir workshop’a katılıyorum. Geri kalan zamanı kendime ayırıyorum. Haftada bir boş günüm var, gidip tango yapıyorum.

Harika! Tangodan başka o kısıtlı zamanlarda neler yapmaktan zevk alırsınız? 

- Mesela bazen gerçekten çok yorgun oluyorum, bütün gün uyuyorum. Bazen;“Ay bugün boş günüm” deyip iki sergi gezip, filme gidip, birkaç kitap alıp arkadaşlarımı görüp, gece tangoya gidiyorum.

Yani vaktinizi iyi kullanan birisiniz?   

- Zaman geçtikçe öğreniyorum bunu.

İTALYA'DAN VAZGEÇİP, AMERİKA'YA GİTTİM 

Ne oldu sizin İtalya hayalleriniz?  


İtalya hayallerine bir şey olmadı aslında çünkü yönüm Amerika’ya döndü.

Oyunculuk eğitimi için mi?  

- Evet. Zaman geçtikçe hayatın getirdikleriyle birlikte yeni bir pencere açılıyor ve o yeni açılan pencereden üç sene önce gördüğünüz şeyleri göremeyebiliyorsunuz. Dolayısıyla önceliklerim değişti. Üniversiteye başladım. Yazın Amerika’daydım. Oradan döndüm “Behzat Ç.”de bir bölüm oynadım. Sonra kalktım Berlin’e gittim. Hep birer aylık eğitim periyotlarım oldu. Ne öğrenebiliyorsam o yöne dönüyorum.
Read On

Arkadaş kalalım

Kıvanç Tatlıtuğ ile İdil Fırat ilişkilerini noktaladıktan sonra ilk kez önceki hafta birlikte görüntülendi. Ancak ikili ilişkilerine yeniden başlamak yerine arkadaş kalmayı tercih etti

Geçen yıl 7 aylık ilişkilerini noktaladıktan sonra ilk kez önceki hafta birlikte görüntülenen Kıvanç Tatlıtuğ ile İdil Fırat’ın yeniden barıştığı gündeme geldi. Ancak Milliyet'te yer alan habere göre;  ikilinin biten ilişkilerine yeniden başlamak yerine arkadaş kalmayı tercih ettikleri ortaya çıktı. Hatta Fırat ve Tatlıtuğ’un yakın arkadaşlarına “Bu iş bir daha asla olmaz, kesin olarak bitti” dediği öğrenildi.

London School Of Economics’te master yapan Fırat’ın, Tatlıtuğ’la yeniden görüşmesine Gökhan Şükür vesile olmuştu. Şükür’ün kız arkadaşının Fırat ile arkadaş olması ikilinin yeniden görüşmesine zemin hazırlamıştı. Gökhan Şükür, gece yarısı havalimanında karşıladığı Fırat’ı iki gün sonra Ulus 29’da organize ettiği gecede Tatlıtuğ’la biraraya getirmişti. Duygusal anlar yaşayan Tatlıtuğ’un Fırat’ı alnından öpmüştü.

Amerika’da görüşmediler        

Herkes çiftin ilişkilerine kaldıkları yerden devam ettiğini zannetti. Ancak tekrar bir araya geldiklerinde anlaşamadıklarını gören Tatlıtuğ ile Fırat, ailelerinin de birlikteliklerine sıcak bakmadıklarını görünce arkadaş kalmaya karar verdi. Fırat’ın babası Önder Fırat’ın olayı basından öğrenice çok sinirlendiği öğrenildi. Tatlıtuğ’un ailesi de Önder Fırat’ın oğullarıyla ilgili yaptığı yorumlardan rahatsız olduğu için bu birlikteliğinin yeniden başlamasına rıza göstermediği belirtildi. Tatlıtuğ, geçen salı günü menajeri Gaye Sökmen ile James Cameron’un son filminin galasına katılmak üzere Los Angeles’a gitti. Fırat da arkadaşlarına Londra’dan haftasonu New York’a gittiğini söyledi. Ancak ikisi de Amerika’da olan ikilinin biraraya gelmediği öğrenildi. 
      
Read On

TNT bomba gibi

TNT, yeni yayın dönemine Mehmet Ali Erbil, Hülya Avşar, Petek Dinçöz ve Hande Ataizi gibi ünlü isimlerin programlarıyla iddialı bir başlangıç yaptı.

Çocukları da unutmayan kanal, onlar için Ayçe Abana’nın sunacağı, cumartesi-pazar sabahları yayınlanacak “Çocuk Kulübü” adlı renkli programı hazırladı.
Read On

Penelope Cruz Anne oldu

Cruz ve geçen yaz Bahama Adaları’nda evlendiği oyuncu eşi Javier Bardem’e (41) yakın kaynaklar, çiftin ilk bebeklerinin dünyaya geldiğini El Pais Gazetesi’ne açıkladı. Cruz’un, Cedars-Sinai Tıp Merkezi’nde doğum yaptığı, eşinin de doğum sırasında yanında olduğu belirtildi. Her ikisi de Oscar ödüllü olan oyuncuların bebeğinin cinsiyeti hakkında ise bilgi verilmedi.
Read On

Gitar ve şan dersi alıyor

“ÖYLE Bir Geçer Zaman ki” dizisiyle yıldızı parlayan Aras Bulut İynemli, rolünün hakkını verebilmek için çok çalışıyor.


Mete karakterini canlandıran genç oyuncu, önümüzdeki günlerde çekilecek ‘liselerarası müzik yarışması’ sahnesinde gerçekçi bir performans sergileyebilmek için gitar ve şan dersleri alıyor. İynemli’ye şan derslerini Ezgi Saydam, gitar derslerini de Murat Mete veriyor.
100 evden 70’i izledi
KANAL D’nin sevilen dizisi “Öyle Bir Geçer Zaman ki”, geçtiğimiz akşam ekrana gelen bölümüyle yine günün en çok izlenen yapımı oldu. Bu bölüm, A/B Sosyo Ekonomik Statü’de yüzde 71.2 izlenme payı, Tüm Kişiler’de de yüzde 69.6 izlenme payına kadar ulaşıp, yeni bir rekor daha kırdı ve televizyon tarihinin reyting rekorları listesinde adını bir kez daha zirveye yazdırdı. Denizde boğulmak üzere olan Osman’ın Balıkçı tarafından kurtarıldığı bu bölüm, A/B Sosyo Ekonomik Statü’de yüzde 27.5 reyting ve yüzde 59.1 izlenme payı, Tüm Kişiler’de de yüzde 27.3 reyting ve yüzde 56.5 izlenme payı elde etti.
Read On

Zirvede pişti

Süreyya Yalçın, geçtiğimiz hafta sonunu sevgilisi Tugay Gökkaya ile Kartalkaya’daki Dorukkaya Ski&Mountain Resort’te geçirdi.


Yalçın’ın eski eşi Önder Bekensir de aynı otele yakın arkadaşı Selin İmer’le geldi. Eski eşler, Chocolate Cafe’de karşılaştı. Yalçın, Bekensir’i görünce sevgilisiyle tutkulu bir şekilde öpüşmeye başladı, ancak Bekensir onları görmezden geldi.      
Read On

Eli kırıldı



“Lale Devri” dizisinde birlikte rol alan Tolgahan Sayışman ve Serenay Sarıkaya, önceki gün Nişantaşı’ndaki City’s Alışveriş Merkezi’ndeydi.

Elindeki bandajla dikkat çeken Sayışman, “Geçtiğimiz gün elimi arabanın kapısına sıkıştırdım, kırıldı” dedi. Genç çift, alışverişin ardından oradan ayrıldı.   
Read On

İddialı döndü


“Akademi Türkiye” yarışması ve “Arka Sokaklar” dizisiyle adını duyuran Pınar Aydın, uzun süren sessizliğini “Dur Dedim” adlı albümüyle bozdu.



İlk klip, albümle aynı adı taşıyan şarkıya, Teoman Topçu’nun yönetmenliğinde çekildi. Aydın, klip için cesur kıyafetlerle kamera karşısına geçti.     
Read On

İri küpeler

24 Ocak’ta başlayan ve bugün sona eren Paris Haute Couture Moda Haftası, birbirinden ilginç tasarımlara ev sahipliği yaptı.

2011 ilkbahar-yaz modellerinin tanıtıldığı moda haftasına, Maurizio Galante’nin defilesi damga vurdu. Tasarımlarını iri küpelerle tamamlayan İtalyan modacı, organizasyonun en çok konuşulan ismi oldu.      
Read On

RR ile gizli partide

Dünyaca ünlü İtalyan restoran zinciri Cipriani’nin İstanbul şubesi, bir süre önce Mübariz Mansimov’un sahibi olduğu, Levent’teki The Edition Hotel’in giriş katında hizmet vermeye başlamıştı.

 Mansimov, mekânın açılışı şerefine önceki gece gizli bir parti düzenledi. Ressam Haluk Akakçe’nin 1974 model Rolls Royce’uyla geldiği partinin konukları arasında Elif Dürüst de vardı.           
Read On

Geleceğin süpermodeliyle tanışın


Victoria's Secret'ın 21 yaşında ABD'li meleği Erin Heatherton'a teklif yağıyor.
Dünyaca ünlü iç giyim firması Victoria's Secret, hamile kalan ve emekli olan modellerinin kadrodan ayrılması nedeniyle yeni yüzlere yöneldi. Firmanın yeni yıldız adaylarından biri de 21 yaşındaki ABD'li güzel Erin Heatherton. Şimdiden birçok ünlü markanın kampanyalarında yer alan ve kısa sürede adını tüm dünyada duyuran Heatherton, son olarak Victoria's Secret'ın yeni iç çamaşırı ve bikini katoloğunda da yer aldı.
Read On

En beğendiğim oyuncu Al Pacino

Ünlü oyuncu Bülent İnal, “En beğendiğiniz oyuncular kimler?” sorusuna şu yanıtı verdi:
Türkiye’den sayabilecegim bir sürü insan var; Hazım Körmükçü, Bülent Kezar çok iyi oyuncular. Dünyada ise en çok inandığım oyuncu Al Pacino.”
Read On

Sevgililer günü mesajları 2011



Sevgililer günü mesajları

• Sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri aştı seni buldu, yanağınaufacık bir öpücük kondurdu. Hissettin mi? Sevgililer günün kutlu olsun!

• Doğan her günün sabahında içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiçbir şeye değmezdi yaşamak. Sevgililer günün kutlu olsun!

• Bir yudum sevgi koskoca bir okyanusa bedeldir. Şimdi uzaklarda senin bir yudum sevgine hasretim sevgilim. Seni hasretimi tüketircesine kucaklıyorum.

• Sana yıldızlar kadar yakın olmak isterdim her baktığında beni görebilmen için, sana bulutlar kadar yakın olmak isterdim üzüldüğünde gözyaşlarını yağmur olup silebilmek için, sana sen kadar yakın olmak isterdim ki beni, seni sevdiğim kadar sevebilmen için. Sevgililer günün kutlu olsun biriciğim.

• Seni denizdeki kumlar, gökteki yıldızlar, ormandaki ağaçlar, dünyadaki insanlar, okyanustaki sular ve güneşin ışıklarından daha çok seviyorum.

• Sen çöllerde serap gibisin, engin denizlerde yakamoz gibisin, ışığım sensin, güneşim sensin... Bil ki çok özlendin... Sevgililer günün kutlu olsun!

• Sevgililer öpüşürken neden gözlerini kapatır bilir misin? Çünkü gözleriyle değil de kalpleriyle görmek isterler. Yani hissetmek isterler. Ben de seni ruhumun derinliklerinde hissediyorum sevgilim çünkü seni çok seviyorum. Sevgililer günümüz kutlu olsun!

• Maviler giyer bulut olurum, yeşiller giyer bahar olurum, bakarsın bir gün beyazlar giyer senin olurum. Sevgililer günün kutlu olsun.

• Bulutlara yükledim hasretimi, rüzgarlarla yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla küçük melekler gönderdim seni öpmeye! Sevgililer günün kutlu olsun!

• Bir kuş olup gitsem, aşsam şu enginleri, varsam senin yanına. Öpsem doyasıya, koklasam seni, en büyük hediye odur bana.

• Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için aşığımsana!.. Sevgililer Günnü kutlu olsun birtanem, seni çok seviyorum.

• Gece bir başka giyer siyahını, yıldızlar daha bir sönük olur ve hayat daha bir kahpe oynar oyununu sen yanımda yoksan eğer. Beyaz bir güvercin yolluyorum sana; kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, karbeyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, uzat yanağını . Muuckk!!!

• Kimsin sen? Yaşamak isteyip de yaşayamadığım umutlarım, farkında olmadan yıllardır beklediğim mi? Kimsin sen? Sen benim sevgilimsin, sevdiğimi söyleyebildiğim.

• Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yanlızlığımı, çaresizliğimi. Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım.

• Seni sevdiğim kadar yaşasaydım ölümsüzlüğün adını aşk koyardım... Sevgililer günün kutlu olsun biricik aşkım!

• Yüreğimdeki tek arzu, hayalimdeki tek tutku, beni yaşatan tek duygu senmişsin bebeğim... Sevgililer gününü kutluyorum. Daha nice yıllara.

• Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da... Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de... Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, işte o en büyük gerçek...

• Sen benim hayatımda olduğun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir. Daha nice sevgililer gününde beraber olmayı diliyorum.

• Yüreğim hafif ıslaktır benim kuytu köşelerde ağlamaktan ve rengi hafif uçuktur kurusun diye kaç kez güneşe asmaktan. Sevgililer günün kutlu olsun aşkım.

• Sevgililer gününde beyaz bir güvercin yolluyorum sana; kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, karbeyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, yanağını uzat. Yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım!

• Hadi gel tut ellerimi! Benimle yan! Benimle meydan oku her çaresizliğe! Benimle uyu benimle uyan. Birlikte varalım nice yıllara.• Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle... Daha nice sevgililer gününü beraber geçirmek dileğiyle.

• İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim. Sevgililer günümüz kutlu olsun!

• Bu sevgililer gününde beyaz bir güvercin yolluyorum sana kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, karbeyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, yanağını uzat.

• Ne zaman tutsam ellerini gözlerimin önünden mevsimler geçer, ne zaman gözlerin gözlerime değse samanyolundan bir yıldız düşer. Sevgililer günün kutlu olsun!

• Denizi içerken maviler takıldı boğazıma, karaya vuran balık gibi çırpınıyorum. Mavi gözlerini özlüyorum. Sevgililer günün kutlu olsun.

• Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için tutkunum sana. Sen çöllerde serap, engin denizlerde yakamoz, ormanın denizinde huzur gibisin, ışığım sensin, güneşimsin... Bil ki çok özlendin... Sevgililer günün kutlu olsun!

• Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa, ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa. Sevgililer gününde bir öpücük borçlusun bana.

• Hani gözler vardır sözleri anlatır, hani sözler vardır gözleri anlatır, bir de aşk vardır seni anlatır... Nice sevgililer günlerine minik bebeğim.

• Seni her düşündüğümde kalbime bir yıldız çiziyorum. Benim şimdi kaç yıldızım var biliyor musun? Benim artık bir gökyüzüm var... Sevgililer günümüz kutlu olsun!

• Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca aşık olup seni düşündüm... Sevgililer günün kutlu olsun!

• Yedi ayrı iklimden yedi çesit arı getirseler yedi çesit arı yedi ayrı çiçeği dolaşsa yedi ayrı çiçekten bal yapsa senin kadar tatlı olamaz... İyi ki varsın!

• O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Dolanıp sarmak geliyor içimden, saramıyorum. Öylesine bağlanmışım ki, sensiz duramıyorum. Uykudan uyanınca insanı uyandığına pişman eden, geri dönmek isteyip de dönemeyince çaresizlikten delirten, hayatta bir defa görülebilen harika bir rüyasın! Seni çok seviyorum. Sevgiler günümüz kutlu olsun sevgilim!

• Sana bahçeden gül değil güneşten atom koparıp getirmek istiyorum ama kalbim gibi ellerin de yanar diye korkuyorum. Sevgililer günün kutlu olsun.

• Bazı rüyalar diğerlerinden daha uzun sürer. Bazıları da çok çok güzel olur.Benim en uzun ve en güzel rüyam, şu an bu mesajı okuyor. Seni çok ama çok seviyorum biriciğim. Sesini duysam da her an yüzünü görmek gibideğil, özlediğimi bil her an çünkü hiçbir şey seni sevmek gibi değil! Seni o kadar çok özledim ki... Sevgililer gününde yanında olup sana sana sarılmak için çıldırıyorum...

• Paylaştıkça çoğalan tek şeyin sevgimiz olduğunu hiç unutmayalım ve sevgimizi daima çoğaltalım sevgilim. Daha nice mutlu sevgililer gününe.

• Beni karanlıktan aydınlığa, yalandan gerçeğe, ölümden ölümsüzlüğe götürdüğün için teşekkürler. Seni seviyorum. Daha nice günlere hep birlikte canım.

• Yaşamak özlemsiz, özlem sevgisiz, sevgi sensiz olmaz! Unutma ki sevmek daima beraber olmak degil, sensizken bile seninle olabilmektir... Bu sevgililer gününde yanında değilim belki ama özlemim sevgim hep seninle. Seni seviyorum!

• Seni denizdeki kumlar, gökteki yıldızlar, ormandaki ağaçlar, dünyadaki insanlar, okyanustaki sular, sahildeki martılar ve güneşin ışıklarından daha çok seviyorum. Birlikte daha güzel günlere gitmemiz dileğiyle sevgililer günün kutlu olsun!

• Bir demet gül vermek isterim sana. Güllerden güzelsin aslında. Gülü bir gün, seni sonsuza dek seviyorum.

• Öperim dudaklarından gül kokulu yanaklarından her dem gözlerimin hapsindesin kalbimin tek sahibisin... Sevgililer günün kutlu olsun!

• Dün gece sen uyurken kızıla boyadım denizleri, uçurumdan attım sessizliği, haber saldım rüzgarlara fısıldasınlar seni ne çok sevdiğimi ve özlediğimi.

• Sevgililer gününde belki yanında değilim ama dünde, bugünde, yarında yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım!

• Gönlüme taht kurdun, gönlümün sultanı oldun, gece gökyüzünde parlayan yıldızım, sabah ise ruhuma doğan güneşim oldun. Sevgililer günün kutlu olsun!

• Okadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Öylesine bağlanmışım ki sensiz duramıyorum. Sevgililer günün kutlu olsun!

• Bana bir günün 24 saat, bir saatin 60 dakika ve bir dakikanın 60 saniye olduğu öğretildi ama sensiz geçen bir saniyenin sonsuzluk kadar uzun olduğu öğretilmedi. Yaşamımızın her anında birlikte olmamız dileğiyle sevgilim... Sevgililer günümüz kutlu olsun.

• Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Gökuşağını takip ettim geçenlerde sende bitti... En değerli hazinemsin benim, canımsın.

• Bazı rüyalar diğerlerinden daha uzun sürer. Bazıları da çok çok güzel. Benim en uzun ve en güzel rüyam şu an bu mesajı okuyor. Sevgililer günün kutlu olsun!

• Seni ne kadar sevdiğimi merak ediyorsan, yağan yağmurun her damlasını tutmaya çalış, tutamadığın her yağmur damlası kadar seviyorum seni...

• Sana dalgalardan kalem yaptım ve kıyıya seni seviyorum yazdım, sen de inandın değil mi? Sen delisin, seni sevmedim, sana bağlandım sana taptım.

• Sen güneşin doğduğu, karanlığın bittiği yerdesin sen hep kalbimde yatan tek sevgilimsin. Sevgililer günün kutlu olsun!

• Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki.

• Seni yıldızlara benzetiyorum onlar kadar uzak onlar kadar erişilmezsin ama bir farkın var onlar bin tane sen bir tanesin. Sevgililer günün kutlu olsun.-

• Seni tahmin edeceğin kadar değil, tahammül edemeyeceğin kadar çok seviyorum. Sana "Sevgilim!" diyebildiğim için kendimi çok şanslı görüyorum.

• Gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde, aşkın içimde ve ruhun bedenimde olduğu sürece seni sevmeye devam edeceğim. Sevgililer günün kutlu olsun!

• Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Eskiler böyle der. Gökuşağını takip ettim geçenlerde sende bitti... En değerli hazinemsin benim, canımsın. Sevgililer günümüz kutlu olsun.

• Kuyruklu yıldızlar vardır, dünyaya yetmiş yılda bir gelirler. İnsanlar onu hayatı boyunca belki bir kez görürler. Ben o yıldızı gördüm, o da sensin birtanem.

• Ayrılık küçük sevgileri öldürür ama büyük sevgileri güçlendirir. Tıpkı rüzgarın mumu söndürüp yangını güçlendirdiği gibi... Bizim de sevgimiz hep yaşayacak ve daha da güçlenecek sevgilim. Nice sevgililer günlerinde birlikte olmak dileğiyle...

• Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin... Sevgililer günün kutlu olsun!

• @--)--) sana dijital bir gül yolluyorum, çünkü uzaklarda elimden ancak bu kadarı geliyor. Ama bil ki gerçeğini, gözlerinin içine bakarak vermek isterdim. Ve seni sevdiğimi fısıldamak.. Sevgililer günümüz kutlu olsun! Seni denizdeki kumlar, gökteki yıldızlar kadar çok seviyorum. 
Read On

Onu ancak ölüm durdurur

Meryem Uzerli sadece üç aydır Türkiye’de fakat canlandırdığı karakter sayesinde ülkenin en çok konuşulan, tartışılan isimlerden biri. Neden mi? Osmanlı tarihinin en iddialı kadınlarından Hürrem Sultan, her hafta onunla yeniden can buluyor çünkü! Bana da “Muhteşem Yüzyıl” fırtınasının estiği şu günlerde Hürrem Sultan’la biraz hasbıhal etme görevi düştü.

Read On

Hürrem Sultan'a özendi.

Muhteşem Yüzyıl dizisinden etkilenen Ebru Destan, 3 bin 600 dolara, Hürrem Sultan’ın yüzüğünün benzerini satın aldı.
Muhteşem Yüzyıl adlı dizide,Kanuni Sultan Süleyman’ın Hürrem Sultan’a hediye ettiği zümrüt taşlı yüzük moda oldu.
Mücevherat firmaları yüzüğün benzerlerini satmaya başladı. Çeşitli firmalar tarafından, dizideki yüzüğün elmas, yakut ve zümrüt taşlı olanları piyasaya sürüldü. Mankenlikten şarkıcılığa geçiş yapan ve dizinin hayranı olan Ebru Destan da, yüzükten etkilenip yakut taşlısını satın aldı. Destan, yüzüğe 3 bin 600 dolar ödedi.
Read On

Cem'le çalışmak çok keyifli

Cem Yılmaz’ın Levent'teki dairesini döşeyen iç mimar Deniz Duru, ünlü komedyen için "İsteklerinin hiçbiri absürd gelmedi".
O yaşamı kolaylaştırmayı seven ve ne istediğini bilen biri” diyor. Milliyet Cadde'nin haberine göre, dahi beyinlerin fikirlerini mayaladığı, kafayı doldurup boşalttıkları yaşam kaynaklarını kim merak etmez ki? Biz de bu amaçla Cem Yılmaz’ın Levent'teki dairesinde bulduk kendimizi. 
Bizi evin iç mimarı Deniz Duru karşıladı. Yılmaz’ın zevkleri ve yaşam stili doğrultusunda dekore edilen loft’unda gezinerek sohbete başladık.
Deniz Duru, Mimar Sinan Üniversitesi iç mimarlık bölümünden. Cem Yılmaz’ın Levent’teki tripleks villasının dekorasyonunun hâlâ sürdüğünü anlatarak söze giriyor. “Cem burayı bir yıl önce aldı. Aslında villa tadilattayken  geçici süreliğine loft’a taşınma kararı vermişti. İçinde yaşadıkça zamanla evi sevmeye başladığını fark etti.”
Duru, Cem Yılmaz’la çalışmanın   çok keyifli olduğunu söylüyor. Nedense şaşırmıyoruz! “Cem’in isteklerinin hiçbiri bana absürd gelmedi. Hayata bakışımız yakın. Diğer evini yaparken zevklerini, önceliklerini öğrendiğim için zorlanmadım. Cem Yılmaz, özel hayatında yaşamı kolaylaştırmayı seven, ne istediğini iyi bilen biri” diyen Duru her mimarın çalışmak iste yeceği türde bir müşteri profili çiziyor.
Üç cepheden panoramik manzaralı  130 metrekarelik, brüt beton yüksek tavanlı dairede, banyosu olan bir yatak odası, misafir tuvaleti, camları açılabilen kapalı teras bölümü, dikdörtgen bir salon ve açık mutfak yer alıyor. Evin dört köşesinde rahat  oturma grupları dikkat çekiyor.
En çok vakit geçirilen kısım arkadaşları geldiğinde oturulan televizyon ünitesinin olduğu bölüm. Evin en sakin ve manzara itibarıyla en ferah görünen köşesineyse uzun bir kanepe yerleştirilmiş. Resim toplama merakı bilinen Yılmaz, Burhan Doğançay, Ergin İnan ve Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi ressamların tablolarıyla ısıtmış beton duvarları. Sehpaların üzerinde duran Salvador Dali’nin ilginç heykelleri de gözümüzden kaçmıyor.
Evde ünlü tasarımcılara ait iskemlelere ve lambalara, tasarımı Duru’ya ait sehpalar, masalar, kanepeler eşlik ediyor. Yılmaz’ın özel isteği üzerine tasarlanan parçalardan tavla masası, bar ve tekerlekli servis masası da evin en dikkat çeken eşyalarından. Cem Yılmaz, evde yemek yapan biri değil. Ama sofra aksesuarları da olsa zevkli parçaları seçmesini iyi biliyor doğrusu. Bardaki Saint Louis kristal içki seti, mutfaktaki Zwilling J.A Henckels bıçaklar, yemek masasının üzerindeki Wedgwood’un beyaz porselen tabakları kesinlikle rasgele alınmış parçalar değil. Salonun girişinde onun müzik tutkusunu anlatan klavyesi duruyor. Duru “Burada onun sadeleşmiş hayatını görüyorsunuz aslında” diyor. 
Read On

İntikam için Mali ile aşk

Ece Erken'in kankası Yeliz Şar; Erken'in, eski sevgilisi Davut Güloğlu'yla program yapmasına kızdı.
Nispet için Erken'in düşmanı Mehmet Ali Erbil ile ilişkiye başladı. Sabahîn haberine göre, ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil'in, bir zamanlar Ece Erken'in yakın arkadaşı olan Yeliz Şar'la birlikte olduğu öğrenildi. Şar; Erken'in, eski sevgilisi Davut Güloğlu ile Kanaltürk'te 'Hayata Gülerken' adlı bir program yapmaya başlamasına sinirlendi. Karşılığında Erken'in kavgalı olduğu Erbil'le ilişki yaşamaya başladı. Mehmet Ali Erbil'in, yaşça kendisinden epey küçük olan sevgilisi Şar ile olan ilişkisine özen gösterdiği ancak dillere düşmemek için gizli görüştükleri söyleniyor.

KAYITSIZ KALMADI
Ece Erken ise Davut Güloğlu'yla program yapmasının profesyonellik gereği olduğunu söylese de Şar; Erken'in bu sözlerinden tatmin olmadı. İlk başlarda Mali'nin ilgisine kayıtsız kalan Şar, dostuyla arası bozulunca, ilişkiye start verdi.
Read On

Gülben'in suçu ne?

Gülben Ergen ile Fatmagül 'ün Suçu Ne? dizisinde 'Yenge Mukaddes' rolüyle dikkat çeken Esra Dermancıoğlu, Turkcell'in yeni reklam filmi için birlikte kamera karşısına geçti. 
İstinye Park'ta yaklaşık 4 saat süren çekimler sonrası gazetecilerin "Gülben Ergenle oynamak nasıldı?" sorusuna Dermancıoğlu, “Çok eğlendik” diye cevap verdi.
REKLAM FİLMİNDE OYNADILAR
Ömer Faruk Sorak’ın yönetmenliğini yaptığı Turkcell’in yeni reklam filminin çekimlerinde Gülben Ergen ve “Fatmagül’ün Suçu Ne” dizisindeki ‘Mukkades’ karakterini canlandıran Esra Dermancıoğlu birlikte kamera karşısına geçtiler. Reklam filmi önceki gün İstinye Park Alışveriş Merkezi’nde yaklaşık dört saatte çekildi. “Ergen’le karşılıklı oynamak nasıl?” sorusunu Dermancıoğlu, “Güzel oldu. Eğlendik” diyerek geçiştirdi. Ergen ise güzel bir reklam filmi olduğunu söylerken, “Uzun soluklu bir anlaşma değil. Sürekli reklamda oynamayacağım” diye konuştu. Eşi Mustafa Erdoğan’la boşanacakları dedikoduları hakkında sorulan soruları ise yanıtsız bıraktı.
Read On

Mike Tyson sekizinci kez baba oldu

Boks dünyasının tartışılmaz efsanesi 44 yaşındaki Mike Tyson ve 32 yaşındaki eşi Lakiha Spicer Tyson, dün gece bir erkek bebek sahibi oldu. Çift geçen yıl dört yaşındaki oğulları Exodus'un ölümüyle sarsılmıştı. Morocco Elijah Tyson adını verdikleri bebek, çiftin üçüncü, Tyson'ın ise sekizinci çocuğu.
Read On

Cemil İpekçi, Sadettin Saran ve Bekir Coşar, İstinye Park'ta birlikte görüntülendi

İstinye Park’ta önceki gün sosyal sorumluk projesi için Sadettin Saran, Cemil İpekçi ve Kırıkkale Valisi Hakan Yusuf Güner bir araya geldi. İşsiz kadınlar için Kırıkkale’de açılacak olan dikiş okuluna Kırıkkaleli olan Sadettin Saran büyük destek veriyor. Kadınların öğretmeni İpekçi olurken ilerleyen yıllarda dikilen kıyafetlerden defile yapılacak. Projeye destek veren Sadettin Saran ve Cemil İpekçi’ye Vali Hakan Yusuf Güner desteklerinden dolayı Kırıkkale tablosu hediye etti. İpekçi, çizmesi ve kıyafetiyle dikkatleri üzerine toplamayı başardı.
Read On

Emre Aydın ilk kez sevgilisiyle

Genç çift ilk kez alışveriş keyfi sırasında görüntülendi.
Son zamanlarda yapmış olduğu albümlerle büyük bir hayran kitlesine sahip olan Emre Aydın, sevgilisiyle Nişantaşı City’s’de görüntülendi. Alışveriş keyfi yapan çift sıcak bir şeyler içtikten sonra mekândan ayrıldı. Aydın’ın sevgilisinin tedirgin tavrı dikkat çekti.
Read On

Bikinili pozları hayranlarını coşturdu

Eski Disney yıldızı Vanessa Hudgens, yer aldığı reklam kampanyası için bikinili poz verdi.
ABD'deki genç kızların sevgilisi, Disney yıldızı Vanessa Hudgens, bir reklam kampanyası kapsamında verdiği bikinili pozlarıyla olay yarattı. İnternetteki forum sayfalarında gençler Hudgens'ın kusursuz vücuduna ve güzelliğine övgüler düzerken, markanın temsilcileri ilgiden çok memnun olduklarını ve yeni neslin idollerinden biri olan Hudgens'la uzun yıllar çalışmak istediklerini açıkladılar. Tüm dünyada büyük ilgi gören Disney'in müzikal serisi High School Musical'la yıldızı parlayan Vanessa Hudgens, 2008'de 20 yaşındayken serinin üçüncü filminde rol aldıktan sonra Disney kariyerine nokta koymuştu.
Read On